Kabil hasedin kurbanı
Kabul olmadı kurbanı
Habil kuşandı takvayı
Allah’ın oldu kurbanı
Hakka varmaz kalbi bırak
Sen kuru fasulyesin
Kıymetin olmadı şu sofrada
Baharatlara belenip
Etlerle güveçlere de konsan
İnsan dağ mıdır okyanus mudur?
Dağ gibi durur lakin aslı sudur
Medcezir ile alçalır yükselir
Hayata hırçın dalgalar dokunur
Yükselir elini yıldıza uzatır
Kimsesiz bir yetim Mekke’de
Rabbi sürekli gözetmede
Şirk boykot işkence gezmede
Unutur mu Rabbi Kâbe’de
Güneşin raksına son baktım
Aya son kez kirpiği kırptım
Ne güzellik temaşa ettim
Musalladan dünyaya baktım
Kulağım ne sesler işitti
Her şeye yan bakmakta
Müstağni olan nefsin
Hakkı tanımamakta
Egosu şişmiş nefsin
Nefesin nefese nefes
Annenin ninnisi nefes
Hatibin hutbesi nefes
Kitabın kelamı nefes
Yücelir nefes nefes
İner çöle vahyi ilahi nuru
Kurtulur çiğnenen insan onuru
Bin yıllık ateşi söndürür nuru
Kisrayı yerlerle bir eder nuru
Ağaçlar yalan söylemiyor
Orman akciğerlerimizle söyleşiyor
Kekik kokuları burnumuza ilişiyor
Göz yeşilin tonlarında kayboluyor
Köknar ağaçları elleri semada
Her daim Rabbine yalvarıyor
Hevanın ve hevesinin girdabında,
İdrakin; karanlığın tam ortasında,
Hiçbir meşale aydınlatmaz zindanı,
Zifiri karanlıkta kaldın kalalı.
Siyah bürümüş; gözü, kalbi, kulağı,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!