Bir bıraksa bedenim ruhumu
Çıksam yedi kat semaya doğru
Katılaşmış maddeye mahkûmum
Açılsın şu özgürlüğün yolu
Gergef gergef örmüş şirk batağı
Paramparçadır zihin dünyası
Çatırdayan yürekler sancısı
Bir rahmet damlar çöl ortasına
Bir sevda yeşerttim
Tarihin tozlu sayfalarını üfledim
Küllerimden şöyle bir doğrulayım
Konstantinopolis hayal kuranlara
Bir Osmanlı tokadı vurayım
Bir sonraki durakta geçti zamanım
Durduğum durağın
Ne güneşini ne de rüzgârını hissetti bedenim
Umutlarım gayelerim hayallerim
Koskoca bir yıl geride kaldı
365 gün bilmem kaç saat kaç saniye
Bir istatistiğini yapsak o dakikaların
Kaçı hüzün keder acı sevinç
İhanet yalan dolan kalleşlik
BU YOL NEREYE GİDİYOR
Kafasından bir ahkâm kesiyor
Kutsal kitap ne diyor bilmiyor
Tutturmuş yol nereye gidiyor
Hak mı batıl mı nedir demiyor
Şehrin janjanlı ışıkları
Caddeler rengârenk araba
Dükkânların büyülü dünyası
Küçük garip bir yolcu
Ayağında lastik ayakkabı
Asfalta pek de yakışmadı
Çölde bir kum tanesi
Soğuktan geceleri
Sıcaktan gündüzleri
Kavrulurda kavrulur
EŞREFİ MAHLÛK İNSAN
Gök kubbemiz direksiz kuruldu
Güneş ay yıldızımız konuldu
Çok ince hesap edildi düzen
Halife eşrefi mahlûk insan
Her ne zaman kalemi elime alsam
Seni ifade eden kelime bulamam
Dil lal gönül mahzundur yanar bedenim
Ey aziz şüheda cennettir vatanın
Yaşamaya değil yaşatmaya can verdin




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!