Muharrem Akman Şiirleri - Şair Muharrem ...

Muharrem Akman

Bir uvzu gibi duruyor sanki,koca ağacın
Oysa ne dal ne budak ne yaprakdı orada
Bir gereçti bir ihtikalmış koca ağacın
Tamda ortasında
Ne takvimler eskitmiş ne yıllar aylar
Güneş doğup batarken tepelerinde hiç şaşmadan

Devamını Oku
Muharrem Akman



MASKE TAK

İnanıyorsan barışa kardeşliğe güzelliğe
Maske tak yüzüne aracı olma virüse

Devamını Oku
Muharrem Akman

MAYISTA DOĞMUŞUM

Hanidir ellerim iş güç içinde
Bedenimi taşıyalıdan beri ayaklarım
Kafam emek iş güç sesleri ile yüklü
Ek olmuş babamın ellerine ellerim

Devamını Oku
Muharrem Akman

MECBURİYET TÖRENLERİ OLMASA
Kömür işçilerine

Bir göz kayması sonucunda
Tv nin alt yazısında
Gruzu patlamış

Devamını Oku
Muharrem Akman


MUSTAFA EYRİBOYUN'A

Karaelmasın ücra bir köyünün
Damlı sayatlı evlerinde
Beş Altı kardeşli

Devamını Oku
Muharrem Akman

MİLAT OLMUYOR

Alışmışız kara güne, kara gecelere
Kar etmiyor hiç bir felaket, musibet de
Deprem çığ, yangınlar, sel, kuraklık, gruzo
Emiyor sünger gibi yaşanan gerçekleri

Devamını Oku
Muharrem Akman

başladı sıralamaya siyatiğim kalbim ayağım
bırakmadı geriye hastalıktan yana bir şey
bulaşığını sobasını yemeğini yalnızlığını
sıralayiverdi bir çırpıda çaresizlik haritasını

aklına düştü gençliğindeki mehareti çabukluğu

Devamını Oku
Muharrem Akman


Mişli geçmiş zamanlardan

Uzaklardan hışımsız sakin
Mişli geçmiş zamanını aşarak
Yanıbaşına kurulmuştur usulca

Devamını Oku
Muharrem Akman

Öykü Üzeyir hoca

Doğa anne sevgisiyle kucakladığı küçük bir vadi içerisinde iki derecik ile süslenmiş mahallemizde yıl boyunca yeşili göremediğimiz anlar ekip biçtiğimiz tarlaların hasat zamanıydı. Derelerin birleştiği yerde kurulan değirmen yıl boyunca harman sonunu bekler boş boş durmanın acısını çıkarırcasına tahıl çuvallarını sıraya dizer bir ay boyunca bacasının dumanı eksik olmazdı. Yaz aylarının sonlarına doğru köydeki tarlalarımızda mısırdan başka herhangi bir ürün kalmamıştı buğdaylar erken ekilip Mayıs sonu Haziran başı biçilip harmanda dövüldükten sonra herkil dediğimiz ambara çoktan girmişti.
Gruplu madenci işçiliği ve rençberlik ile geçimini sağlayan köyümüzün erkekleri bir ay maden ocaklarında çalışıp bir ay köyünde dinleniyorlardı. Amca'mın oğlu olmadığından yengem üç kızı ile birlikte bir ay evinde yalnızdı
Tüm işler üç kızı ve Zekiye yengem üstlenirdi
Mahallemizin ortasından geçen derenin karşı yakasında yaşayanlar ile soyadı farklılığımiz olduğu gibi çoğu yerde karakter yapımızda birbirimize uyuşmuyordu. Amcam İlaz Eli lakaplı emekliliğine az kalmış madenci amcamın eniştesi idi amcamlar ile aralarında herhangi bir sorun olmadığı halde ara sıra hır gür ederler araya girenler tarafından olaylar büyümeden yatıştırılırdı.

Devamını Oku
Muharrem Akman


MADENCİ HEYKELİ

O koskoca gövdeyi, cefakar yüreği
Eli, ayağı, kazmayı, küreği, feneri, bareti
Küçültmüşler küçültmüşler her yerini

Devamını Oku