Dündü sanki bir hastane odasından
Yuvana dönüşün
Belli belirsiz bakışlarınla dünyayı görüşün
Bu gün tam iki yaşındasın
Üçyüzaltmışbeş günü, iki defa yaşadın
Gülücüklerle geçiyor günün
İlim irfan izine
Soğuk bir terminal bekleme salonunda
Çarçabuk geldi dede oturdu yanlarına
Kendiliğinden biçilir elbise
Esvaplar hazırdır pazencide
Yeşili alı mavisi
Göze nasıl hoş gelecekse
Nasıl nerede ne gerekliyse
Yamacı düzü bayırı ovası
Buram buram yaydığın korkularla
Bir ok hızıyla yayılan kara haberlerden biliriz
Alışıktır,nesilden nesile
Eklenir dededen oğula,oğuldan toruna
Şaşırma,zunutmaz,yanılmaz
Bir güdümlü füzedir sanki,madencinin yüreğine nişanlı
MADEN OCAKLARINA İŞÇİ ALINSIN
Kalın çizgiler ile tarihine bakarak
Karar verilmeli işçi alınırken ocaklara
Bellemeye sormalı fırçalara sormalı
İşin ölmekmiş meğerse
Biz koştururken dünya teleşesi de
Gün gitmeyecek hiç bitmeyecek gibi
Bıraktığımız kapalı kapılar ardında sen
son nefeslerini tüketiyormuşsun zulandaki
Islak kağıdı
O masa alelade bir masa değildi öyle
Çok önemli ağırlığı olan bir masaydı
Büyük yazıhanenin ikinci katında
Yanına ulaşabilmek hele sinirli haliyle..
Her anın yıkım mıydı
Uçurduğu boloncukların
Bir birine çarpmadan
Uçup gitmesiydi önemli olan
Seyrederken hünerini
Bir kırıntı kalmıştır belkide
Bu sokakların birinde
Belli olamaz bulunur
Kıyıda köşede kalmışların birinde
Göz görmez dedigin çıkıverir
Dolaşır kimbilir yeniden
İDLİB ACISI
Ve şimdi alevler arasında toz toprak içinde
Demir yığınları mezar olmuş yutmuş bedenlerinizi




-
Metin Solak
-
Metin Solak
Tüm YorumlarEvet insana keşke seneler önceki durum hiç değişmeseydi olmasaydı şu teknoloji meknoloji dedirtecek dizeler tebrikler efendim
Allah böyle acılar göstermesin birdaha. Dmuyarlı yüreğinize sağlık