Neden susuyorsun dedi
Konuşsam hüzün dökülecek
Önceden mutsuzduk çocuk
Şimdi bir de yalnızlık eklendi
Hayat yaşatmamak için hevesli
Uğruna yorulmak için beklerken
Yanımdan bir yan ayırdım
Belki dönersin diye
Gittiğin gibi
Ansızın
Yaramaz bir çocuk gibi çıktığında karşıma
Üslü bir çocuk gibi ağlamaklı olurum
Seninle yanyana geldiğimizde
Küçük bir hırsız arar gözlerim
Zamanı çalıp gitsin diye
Arşa bakıpta, yakalamaya çalışma yıldızları
Bu hayale kapılıp giden ne sevgili gördü bu deniz
Bırak ayaklarımız yere bassın
Hayalimizdeki gibi olamasada
Hak ettiği gibi olsun, yaşamak
Yaşamak denirse buna
Yaşıyoruz, evet yaşıyoruz
Çıplak bir ağaç gibi
Karanlıkta ve unutulmuşca
Yaşıyoruz içten ve sessizce
Ezilmişce bir damla yağmurla
Sürülmüşce hafif bir meltemle
Yağmurlu bir günün soğuğundaki
Veda gibi vurdu yüzüne, hoşcakalı
Sakallı yüzünü sıvazladı, baktı dışarı
Savaşçı olsa,
Ancak bu kadar yanardı göğsü
Zehirli bir kılıç darbesinin etkisiyle
Ne önemi vardı saatin kaç olduğunun
Vapurun erken kalkmasının
Yolların kalabalık,
Çevremin yığınla dolu olmasının
Velhasıl yalnızdım,
Duyabilecek kadar
Döndü başı diğer tarafa
O an, gündüzüm soldu
Göğün yedinci katından düşsem
Bulutlara çarpıp savrulsam
Bu denli yarala alamazdı bedenim
Göğsüm, toplanıverdi boğazıma
Küçük çocukta
Bir tebessüm
Sabahcı kahvesinde
Demli bir çay
Akşamcının
Kederli rakısı
Bu veda aşka değil sevdiğim, sana hiç değil
Bu veda;
Cam kenarında bekleyen çocuğun umuduna
Nasırlı hislerime verdiğin yüreğini yaşarken ki telaşıma değil
Sırılsıklam terlemiş bir yaşantının, yüreğimi dağlamasına
Bu veda bana değil, sana hiç değil sevgili




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!