Ne geçim derdi
Ne de sevdasızlık üzdü beni bu gece;
Karşı ki dağa bakıp,
uyumak istedim toprak üstünde;
Uyuyamadım, işte buna üzüldüm
Ey bayrağındaki al için can veren
Kim kalk diyebilir sana
Bastığın toprak sensin,
Esen rüzgâr senin
Cansız bedenin deydiğinde toprağa
Yanağından süzülüp dökülen bir kanla,
Özgür olmak işte bu;
Rüzgarın bağrına çarpması,
Yağmurun yüzünü ıslatması,
Komşu kızına aşık olmak,
Şiir yazmak,
Bağıra bağıra şarkı söylemek,
Üşümek, dokunamamakmış meğer
Bakmayı unutalı gözlerine, üşüyorum
Her gece çarşaflara verirken ismini
Üstüme örttüğüm sevgin engel olmaz
O yıkıcı gecenin soğuğu kadar,
İliklerime işleyen gidişinin acısına
Hükümlüyüm, müebbete yatırıldım
Gözümün gördüğünce, uzağına hapsolundum
Her dem, parçalı demirli soluğum
Ve hep,
Sen kadar soğuk, ellerim
Sen kadar ağlamaklı, gülmelerim
Özlemek sevgili, özlemek
Göçmen kuş misali,
Yeşile yol almak
Yersiz, yurtsuz, topraksız olmak
Her akşam bir hayale sığınmak
Özlemek sevgili,
Düştüm bir katil yuvasının ortasına
Damarlarımdan zincire vurdular
Etime sapladılar çengelleri
Gelemedim sevgili
Öldürdüler bir akşam üstü, oracıkta
Meşe ağacının altına çukurumu kazdı
Gün yorgun düşerdi şehre
Yorgun insanlar
Yorgun yürekler
Yorgundu
Küçük karanlık sokaklar
Böyle bir şehirde doğdu
Bilmem ki kim vardır
Ey hak kim vardır
Kurtaracak şu canı
Bilirim doğmaz Kemaller
Doğmaz Orhanllar
Olsun korkma
Hiç bir güle bu kadar yakışmazdı kırmızı
Hiç bir gün batımında bulunmazdı bu kızıllık
Kalabalık sokak, bu kadar tenha görünmezdi bana
Yürürken önümde, küçük küçük
İstemeye istemeye takıldım peşine
Beynimin dur dediğine




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!