Bazen bahar gelirdi bu şehre
Çocuklar şen kahkaha atar, eğlenirlerdi.
Ve biz tüm bunlara bakarak hüzünlenir,
Geçmişi hatırlardık.
Şakaklarımıza düşen aklardan sonra
Bilirdik dönmeyecekti akrep geri
Gitti ansızın
Habersiz
Ne olur gel
ÇiÇek gibi gel
Rüyam gibi gel
Gittiğin gibi gel
Geldi, oturdu yanıma
Bakmadı
Oturdu yanıma,
Yokmuşum gibi, gitmemişim gibi
Sevmek güzel dedi
Sevmek
Koyduğun yerde değilim, kaldığım yerdeyim
Sanma sen köşe taşı oldun hayatımda
Sadece uğradığım bir kapısın
Arkamdan ileri geri konuşurmuşsun
Demek ki sevmeyi sana ben öğretmişim
Şimdi sus daha fazla batma kendi bataklığına
En güzel düşleri vereceklerini bilse bile
Hiç yaşanmamış bir hayatı sunsalarda önüne
Bu çocuk şehri terketti
Yaşanmamış bir zamandan, yaşanmayacak zamanlara
Kalmalar utansın, gitmeler kıskansın
Vedalar bizimle; esenlikler sizinle olsun
Günün ekmek buğusu koktuğu bir vakit geleceğim
Koyu mavi gökyüzünün, sokakları süslediği anlarda
Cumbalı evlerin huzurunu getireceğim kapına
Gözlerinin toprak kokusunu hasret, geliyorum
Saçlarının gölgesine atıp yorgun bedenimi, dinleneceğim
Özlemini taşımaktan yorduldu ruhum
Gelmedin, istemedim gelmeni
Biliyordu gelmeyeceğini
Yine de baktım,
Dolmuştan inen her yüze
Kalktım ve gittim
Sen oldu, sensizlik oldu
Sen küçük bir pınar gibisin
Neşesi içinde, iklimi sıcak
Ben yorgun bir dağ olmuşum
Başı bulutlu, mevsimi kış
Gelme ardım sıra, gelme
Sonun şelaleye varır
Gençliğim gibi seveceğim seni
Siyah beyaz bir resmin altında
Sarılırken yorganıma, üşümemek için
Sobadaki alevin, tavana akseden kızıllığında
Dövülürken çıkan kokusu gibi buğdayın
Ciğerlerime çekeceğim, apak
Aşk bir sudur
Ve çıldırırsın
Bir damla aşk ararsın
Çılgınca
Kandımı gönül sevdaya
Geride iki damla göz yaşı




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!