Muhammet Mahmut Eski Şiirleri - Şair Muh ...

Muhammet Mahmut Eski

Senli bir güne açacağım evimin perdesini, heyecanla
Daha gelememişken kapının önüne, belki başka bir semtteyken
Hafif bir meltem taşıyacak kokunu, nüfuz edecek odalara
Bir sedir yaptırdım balkona, çam ağacından masa yanında
Kır çiçeklerini seversin, sonbahara inat buldum biraz
Sen gibiler belli, inatçılar yaşamaya göreceksin

Devamını Oku
Muhammet Mahmut Eski

Akşam olsa ne, olmasa ne; sen yoksun
Ne anlamı olur ki güzel bir gün batımının
Yağmurlu bir geceden farklı olur mu sence
Demirden bir karyolanın içinde hapsolmuş gibi
Bir örümceğin ağı gibi duvarda göz görmemiş
Yıllanmış bir toz gibi kitaplığın üstünde, ellenmemiş

Devamını Oku
Muhammet Mahmut Eski

Gitmek istiyorum, birden bire
Beyazdan bir bulutun gövdesinde
Veya kahverengi bir yaprağın eşliğinde
Uykuların alaca karanlığında
Sabah çayının buğusuyla
Ekmeklerin taze kokusuyla

Devamını Oku
Muhammet Mahmut Eski

Baharı da mı alıp götürdün vardığın yerlere, söylesene
Gökyüzünden grinin bir tonu düştü sanki bu gün şehre
Sanki çıplak kalmış gibiydim, sanki kayıp bir yanım
Sen yoksun diye bu şehirde sanki sağır kaldım
Sanki yolsuz kaldım, yürüyemedim
Sanki kelimesiz kaldım, konuşamadım

Devamını Oku
Muhammet Mahmut Eski

Yavaşça çökerdi hasret üstümüze
Akşamın vedasina seni eklemek
En istediğim noksanlık olsa gerek
Yorgun telâşlarımızın sessizliğinde
Aynı hayalin avuntusunu yaşarız
Bizim olana kadar saatler

Devamını Oku
Muhammet Mahmut Eski

Gözlerin toprak kokardı, gözlerinden öperdim
Dudaklarıma soğuk bir şehir yerleşir, üşürdüm
Bir kaç kişi yalnız olur, bir kaç an zamansız kalırdım
Ellerimi uzatır tutmak isterim, ellerinden
Ellerime çiçekler yükler, uzatırım
Ellerime hayaller yükler, uzatırım

Devamını Oku
Muhammet Mahmut Eski

Gecenin güne döndüğü saatlerde,
Hâlâ uyanık gözlerle izliyorum ufku
Bir yanıma düşmüş hasretin sızısı
Diğer yanımda vuslatın sabırsızlığı
Bir çocuğun; sevmesi gibi denizi
Ve endişelenmesi gibi dalgaların sesinden

Devamını Oku
Muhammet Mahmut Eski

Duvarları alçılı bir evin bahçesinden yazıyorum
Nar ağaçlarının sonbahara inat yeşilini koruduğu
Büyük bir şehrin, pek bilinmeyen bir meskun mahallinden
Akşam vakti, grinin tonları eşlik etmekte güneşe
Ve düşmekte büyük bir tepenin ardından başka bir şehre
Ve yine düşmekte, bir bulutun son bir kaç serpintisi

Devamını Oku
Muhammet Mahmut Eski

Bir kardelen, göğsünün üstünde
Sanki bin yıllık kışa inat, açıvermiş gibi
Uzanıp dokundum,
Dokundum bir çocuğun gözleriyle
Ürkekçe titredi teni,
Titredi bir çocuğun saflığıyla

Devamını Oku
Muhammet Mahmut Eski

Bir yer var seninle, sadece seninle
Güneşin olmadığı, karanlık ve sessizlik dolu
Yorgun bir serzenişin uzağında
Bir kaç dakika belki, yıkık dökük bir ev mesala
Bir yer var; kimsenin olmadığı, herkesin içinde
Isimlerin yalan, sözlerin duyulmadığı

Devamını Oku