Düşme gözümün ufkundan
Güneş gibi doğ üzerime
Gece gibi sar benliğimi
Ama gitme, ufkumdan
Mayıs akşamlarının tatlı soğuklarında
Oturup bir bankın üzerine izleyelim
Oturur çocuklar gibi kaldırama
Ellerine yüklerim, ellerimi
İncir ağacının altında;
Biraz yorgun, biraz üzgün, pek çok mutlu
Elalem ne der düşünmem; öperim, utanırsın
Yek parça gibi, sarılırım; pembe pembe yanakların
Sıcaktan olsa gerek
Gömleğinin düğmelerini açıyor
Birazda bunalmış hayattan, belli
Gözleri kaçıyor boşluklara;
Kadın varmış,adam varmış, çocuk varmış
Aldırış etmek yok kimseye...
Verdiğin gül solacaksa istemem
İstemem göz yaşlarım dinecekse ağlamayı
Yıldızlarda bulamayacaksam gülüşünü
Sarhoş olunca bağıramazsam adını
Sokakları titreteemzsem sensizlikten
İstemem kalsın sevdan
Ne güzel bir manzarasın hayatıma sevgili
Bakınca gözlerine, kırlara gider olurum
Yolsuz dağlara kaçarım,
Kimsesiz kalırım uzaklarda, çiçeğimsi buğular içerisinde
Otağımı kurarım, vuslatın çağladığı dere kenarına
Hasretinin ayazında çatlamış dudaklarım, yeşerir
Nerde doğduğumu bilmezdim, babamıda bilmezdim
Bu şehirde gözümü açtığımı söyler annem
Yalan söylediği belliydi, ama inanırdım
Yada inanmak istediğim için sormazdım
Kaç kere rüyamda gördüm babamı
Deniz kenarı bir şehirde ve balık tutarken
Sen kırdığında, o çoktan unutmuştur seni;
Aşk bir defa verilir gönüle,
İkincisi avuntu,
Üçüncü derin bir yanlızlık.
Ta ki yalancı çıkarana kadar
Bir ahu dilber; gözleriyle.
Uzandı, dizime usulca koydu başını
Kesili verdi kainatın sesi, duydum
Yüreği dizimdeydi,
Hissettim
Küçücük
Yüreğim, yüreğine dolandı
Bekle, gelecek yağmur mevsimi yeniden
Arınıp insanların gürültüsünden
Yüksek bir tepeye çıkıp izleyeceğiz
Göçmen kuşların terk edişini bu şehri
Toprağın, hüzün kokusuyla harmanlanıp
Vedaları yeşerttigi bu zamanlarda
Oturup yüksek tepeye, sigarasını yaktı
Alabildiğince ışıklarla kaplı şehirde,
Olabildiğince yalnız olduğunu hissetti
Gözlerini kapattı,
Bulamadı arzu ettiği karanlığı
Ay ışığı gözlerini iğnelemekteydi




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!