Gözlerin volkan
Göz yaşın alev oldu
Yaktı bağrımı, kül etti
Bakma öyle, ağlayıp durma
Deşme yaramı daha fazla
Ben sana yanarken
Gözlerin, tunçtan bir çekiç sanki
Bakma öyle, bakma
Kırılır tüm yeminlerim,
Un ufak olur; olurum
Bakma felaketim olursun
Bakma bana öyle,
Baharım, sonbaharım, sona yakın baharım
Yeşilin veda tonunda yakaladım seni,
Güneşin, toprağa yorgun düştüğü zamanlarda
Avcunun içine saklanmıştı sanki sarıların hüznü
Görmezlerdi
Tebessümünde boğulurdun, bilmezlerdi
Gökyüzü uçurum da, gözlerin farklı mı
Çevirirsin başını, umursamadan
Düşen yağmur mu, yoksa yaşam mı
Damla değmedi de, çatlayan toprak mı
Alıp gidersin sözlerini, düşünmeden
Kitapla, şiirle bağlanmıştım
Son kalem de yıkıldı
Tatsız bir şehirsin artık
Terketmeli belki de
Son vapur gitmeden
Bir resmin yalancı tebessümü var havada
Nehrin akıntısına kapılacak sanki tüm renkler
Bitecek bir masal ve tüm ağırlığı ile kapanacak kapak
Kadın, umursamadan terk edecek şehri
Adam, yaşamadan devam edecek hayatına
Bir güneş çıksa
Kurutsa tüm umutlarımı
Geleceğe dair ne varsa alıp gitse
Kuş kanadına bağlasam fikirlerimi
Düşse en yükseklerden
Kırılsa, dağılsa, mahfolsa
Sen, aptal çocuk
Kırdın gülün dikenini
Tutabilirsin şimdi zahmetsizce
Ama nafile,
Alamayacaksın kokusunu
Sen, sersem herif
Olabilse bir kelime unutturabilecek herşeyi
Yazmak için gerekse bulunmaz mürekkep
Bulmak için herşeyi yapardım, inan ki
Öyle bir su olsa içindeki yangını söndürecek
Hangi bulutlaysa getirip üstüne yağdırırdım
Hangi gecenin sabahı gerekliyse seni mutlu edecek,
Mahşeri bir kızıllık sardı gün batımını
Giden gün müydü,
Yoksa kelimeler mi bilemedim
Lal oldum, ağma oldum
Duyamadım fısıltılarını sessizliğinin,
Göremedim tebessümünü yüzünün




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!