Gidiyorum, terkediyorum kendimi
Daha nefesin nefesimdeyken
Kokun daha gezinirken tenimde
Bırakıyorum arkamda tüm bildiklerimi
Her adımın hasrete çıktığı bir yoldayım
İlerliyorum, düşünmüyorum
Sustum öyle, gidişine baktım
Gitme dememi bekledin
Hiç yoksa şimdi birşey söyle dedin
Sustum öyle,
Sadece gitme der gibi baktım
Erkeğin adabıydı susmak
Sen ki iz olan yüzüme;
İnce ellerinle yanağıma işlediğin
Bana göre sedefli hancer
Sana göre lanet olası bıcak
Elinin yerine değmişsede
Akmışsada bir damla kan
Kayboldum, nerdeyim
Gittikçe kararan bir gün önümde
Kaybolmuşluk denen bir zamanı yaşıyorum
Tutunacak bir nefes arıyorum
Göğsünde huzurla
Küçük bir şehir burası;
İnsanların birbirini tanıdığı,
Sabah iş, akşam ev, bazen meyhane,
Akşam sohbetlerinin bol olduğu bir yer
Bu şehirde tanıdım seni
Sevemediysem de bu şehri
El isterim elimde;
Gözüme göz,
Geceme gün,
Günüme sebeb
Gökçebey
Dudakların kan çanağı
Kaç güzel sözün katili olmuş
Damla damla kaç insan birikmiş içinde
Hüznü dudaklarına gömdüm
Lime lime çektim içinden aşkı
Kaç yıldır güneş görmemiş sözler söyledi
Bazen inanası gelir insanın
Her kuşun sesinde baharın geldiğine
Ah siz yok musunuz kargalar
Bir gün oyacağım gözlerinizi
Taşköprü 06.04.2011 10.15
Sensizliğe düştüğümünün ikinci günü
Sensizliğe düştüğüm en acı gece bu olsa gerek
Sesini duymadım, gönlüm sana hasret
Konuşamadığımız günlerden değil bugün
Bugün, vuslatı olmayan bir an,
Saati durmuş bir evde,
Biraz içmek gerekir güzel şeyler söylemek için
Deniz kıyısında bir şehir olabilir mesela
Küçük bir balıkçı lokantasında herşeyi bulabilirsiniz
Efkarlanmak isterseniz güzel bir müzik çalabilir
Biraz daha fazla içer, biraz daha çakırkeyf olursunuz
Sohbet için her zaman bir söz veya kişi bulabilirsiniz




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!