Sus diyorum, susuyor
San ki gök yüzü gibi
Bulutlar gün batısına haraket halinde
Güneş yavaş yavaş kaybolmakta
Sus diyorum, sadece sus
Bulutlar gün batısında
Gidiyorum, terkediyorum kendimi
Daha nefesin nefesimdeyken
Kokun daha gezinirken tenimde
Bırakıyorum arkamda tüm bildiklerimi
Her adımın hasrete çıktığı bir yoldayım
İlerliyorum, düşünmüyorum
Sustum öyle, gidişine baktım
Gitme dememi bekledin
Hiç yoksa şimdi birşey söyle dedin
Sustum öyle,
Sadece gitme der gibi baktım
Erkeğin adabıydı susmak
Şöyle bir bakarım ufka,
İki yüzlü düşünürüm denizi
Bir tarafı ağlayan, kızgın
Diğer tarafı sessiz, sakin
Kayalıklara vuran her dalga gözyaşıdır;
Her damlasında intikam huzur eder
Sensizliğe düştüğümünün ikinci günü
Sensizliğe düştüğüm en acı gece bu olsa gerek
Sesini duymadım, gönlüm sana hasret
Konuşamadığımız günlerden değil bugün
Bugün, vuslatı olmayan bir an,
Saati durmuş bir evde,
Sahipsiz nefeslerin olduğu bir yerde,
Nefesim nefesine karıştı
Gölgelerin arasında gördüm seni
Orda, öylece duruyordun
Konuşmak istedim,
Sesim çıkmadı, dilim durdu sanki
Nefretime gömdüm geçmişi
Mum alevi gibi küçüktür gözümde
Bu gece tüm alem küçük
Sen, o kadar bayağısın ki
Küfretmek bile şeref senin için
Yinede seviyorum seni, yinede
Her elveda bir sonmudur acaba
Git demek;
Kolay olduğu kadar,
Ne gerekir kabul etmesi için yüreğin
Her veda biraz daha bağlanmak olmalı
Sevenlere mahsus bir olay olsa gerek
Yeminlerimi bozdum, belki büyük bir günahkârım
Sanmazdım yeniden kapılacağımı bir insana
Çektiğim ızdırabın bir izi hâlâ yaşar bağrımda
Her nefes aldığımda acıtır yüreğimi
Gel kes nefesimi, öleyim dinsin acım
Gel vücuduma üfle ruhundan bir parça
Kaç gül kopardım solmaz dalından
Bülbül üzüldü, verem oldu kahrından
Baharım vardı, kış geldi ufuktan
Toprağı kurumuş bahçelere döndüm
Bir kayıkla açıldım limanından
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!