Işığı söndürün hemen,
Tez başlasın düşlerim...
Karanlığın koynunda buluşalım,
Kimsenin bilmediği, görmediği,
Kimsenin erişemediği o gizli yerde.
Gözlerim ıslandı yine, saat hicran vakti
Kalbim sensizliğin tam ortasında...
Uykularım kaçak, rüyalarım sahipsiz,
Ruhum gecenin zifiri karasında.
Yine sensizlik nöbet tutuyor başucumda,
Bir rüzgâr yeter,
Dağıtır bütün kağıtları.
Bir dalga yeter,
Siler kumsaldaki o adı.
Bir kıvılcım yeter,
Yakar koca ormanları...
Dünya döner mi artık, bahar gelir mi ki?
Güneşi çalınmış; çiçekler açar mı ki?
Kelebekler polene uçar mı artık?
Bitti bu devran; dönmesin boş yere…
Kuşlar bile unutmuş o eski şarkıyı,
Yine kapalı kapına çarptım medeni cesaretimle,
Bu, ruhumun sessiz ve son çırpınışıydı.
Sığındığım limandın oysa, en çocuksu halimle,
Meğer bu çarpışma, bir ömürlük vazgeçişti.
Yine aşılmaz denen duvarlarını aşamadım,
Umutlarım söndü bitti
Aşk ateşim ısıtmıyor
Rabbim nasip etsin bize
Deyip deyip uyuyorum
Aramıza girdi şeytan
Kafamdaki fırtınalar,
Ruhumun bahçesini savuruyor.
Düşünceler birer yaprak gibi,
Huzur toprağıma düşmeden savruluyor.
Çöl ateşinde kavrulmuş bir dudağa,
Verilmeyen bir damla soğuk su...
Zifiri karanlığın en derin bağrına,
Düşemeyen cılız bir ışık uykusu.
Baharın ortasında küskün bir gül,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!