Çamura saplandı demir çubuğum,
Tıkandı genzimde nefes soluğum,
Meydanda birikmiş kurnaz ahali,
Kışlada buzlanmış berbat oluğum.
*
Bıcılın pirine püskürtür ejder,
Zümrüt sahası eşsiz mücevher,
Ütmeye hevesli cesur topluluk,
Çukura askerler eşti saf siper.
*
Kemikler fırlayıp zemine indi,
Zıvana koptukça sinire bindi,
Aynada erimiş mumun gövdesi,
Şakanın dozuna heybetler sindi.
*
Bıcılda asabi bozuk vatandaş,
Cebinden metelik yitirmiş yavaş,
Oyunun kurgusu acıma tatmaz,
Soluğu bastıran uslu arkadaş.
*
Galibin önünde aslanlı kafes,
Yürüyüş temposu hırıllı nefes,
Kumlardan dışarı kıvılcım sıçrar,
Dudaktan tütünü puflayan heves.
*
Bıcılın finali muazzam soyut,
Kaybeden çaylağa oymalı tabut,
Elenmiş ahali eve yönelip,
Nihayet pürüze çekildi hudut.
Kayıt Tarihi : 18.05.2026 17:42:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!