Baharsam sana, dalımı kırmak nedir?
Gün eksiliyorsa yanımdan,vuslat nerededir?
Bir yağmur bulutu olmuşsa içimiz,
Yağmalıydık belki ansızın,
Nereye canımız isterse?
Biz yağamadan kalan bulutlardık...
Mine Yılmaz Sevinç
Yağmurun elleri kirli, yüreği paslı,
Sanki birileri ondan önce kirletmiş havayı.
Temizlemeye yetmiyor gücü.
Bir el atsak...
Mine Yılmaz Sevinç
Çisil çisil yağan bu yağmur eğer ikimize birden yağmadıysa,
Yağmurda haksız...
Şimdi şiir geçiyorken sözlerimden satır satır, sen bir harfini okuyamadıysan,
Gözlerinde haksız...
Üşüyorsan, için ürperiyorsa durmadan, alışamadıysan gittiğin yere,
Yağmur kokusunu en çok hisseden
en çok sevmiştir oyunu oynayalım.
Önce sen bi kokla,
Sonra ben zaten o kokuyla mest olurum.
Yağmuru bekleyelim önce,
Bak Eylül'dü, Ekim'di derken Kasım oldu,
Yağmurlarım yağar
Göğüs kafesine haps olur dolu dizgin duygular
Bir bulut olmuşumdur bilmeden
Ürkek ışıklı bir sokak lambası
Gece hiç eder ya herşeyi
Seni beni...
Söyle bu yağmur ne zaman yıkar içimizi,
Ne zaman akar usul usul
Öfkelerimizin üzerinden.
Sen bu şehirler kadar güzel
Bu sokaklar kadar sıcak,
Cıvıl cıvıldın.
Yakamozdan yakamoza kaçar ışık,
Hülyanın adı saklı kıyıya vuran dalgada.
Bir küçük mutluluğa vakit yok,
Yaşamak mı acıyı pusula etmek mi,
Bu bizimki
Deryada ?
Sana gökyüzü kadar yakınım,
Gökyüzü çehren
Denize kıyısı olan.
Buğulu bir hava,
İçten gülücüklerle dalgalanır denizim,
Asi asi vurur.
Yakmak kolay yanmaya yüreğin yeter mi?
Seviyorum demek kolay yâr olabilecek misin?
Gözlerim gözlerinde bir mahkum mu sadece?
Öyleyse bu martı çığlıkları nereden geliyor?
Boşuna saklanma göz kapaklarının arkasına,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!