"Sen misin buranın delisi derler bana?"
"He babam benim buraların delisi.
Benim bir insan seveni,
Benim dosta gönül vereni.
Sen nerenin nesisin?"
Bu şehir seninle güzelmiş,
Anlamı yokmuş,
O doğa harikası ormanların,
Gürbüz akan derelerin...
Dalgaları keyfe kedermiş denizin,
Meydanlar,
Gel,
Gelmeyen bütün sevinçlerim adına,
Unutulmuş viran gençliğim hatırına,
İçimde yanıp tutuşan,bir türlü sönmeyen aşka dair bütün duygularım adına gel...
Gel,
Ne bir derdimi bilirsiniz,
Ne sorarsınız,
Hoş, sorsanız da söyleyemem ki...
Ne ağladığımı görürsünüz,
Ne karalar bağladığımı...
Sahi siz kimsiniz?
Ya bu şehir çok küçük,
Ya ben çok büyüdüm bugün.
Büyüdüm ya
o kadar büyüdüm ki.
Uçurtma gördüm ebemkuşağı renginde,
İşte onun kuyruğundan bile
Öyle büyük bir sensizlik var ki içimde,
Bilmiyorum sesinin tınısı nasıldı?
Tenin nemli miydi?
Gözlerin buğulu muydu?
Sahi gözlerin ne renkti senin?
Gerçi önemi var mı?
Kendi gölgem büyüktür benim
Çok büyük.
Birkaç yüzbin kuşun dinleneceği kadar,
Birkaç yüzbin umutlu çiçeğin ve kelebeğin nefes alacağı kadar.
Sedir ağacı gibi uzun soluklu,
Fesleğen kokusu gibi
Dalgalara saklanmış şarkılar vardı,
Bul bizi dediler,
Çağırdılar.
Geldim.
Mine Yılmaz Sevinç
Sus Kasım çaktırma kimseye,
Aman kimsecikler duymasın,
Bu Kasım'ı da aşksız, bedbaht, yapayalnız, bekar geçirdiğimi deme kimseye.
Sus Kasım çaktırma bu defa da
Sıcacık, elele tutuşacak bir sevgilim ol madığını,
Deli kızın türküsü bu,
Tınısı deli,
Ezgisi muhalif,
Notaları savruk,
Melodisi aşık,
Çalan sazı ayrı deli,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!