Kırmızı kazak
Kime yakışırdı ki bu kadar
İnci bir gülüş konardı
Asık suratına
Işıldardı gamzeleri
Kırmızı kazağını çok severdi
renk renk kurdelalar yapıp
bir ağaca astığım umutlarım vardı benim
yeşillerim mavilerim beyazlarım vardı
yağmurlarım vardı baştan ayağa ıslatan
güneşim vardı beni sıcacık ısıtan
gülümseyerek andığım dünlerim
hasretime dokundum yine bu gece
gözlerini izledim sessizce
içimde bir karnaval havası
coştum durdum kendimce
aylar sonra birkez daha
bir kez daha okşadım saçlarını
sen geliyordun
taa uzaklardan gözlerini görüyordum
tahta penceremde
sessiz sedasız gelişini izliyordum
ılık bir meltemdi varlığın
yaz yağmuruydun kimi an
önce İlhan İrem anlasana dedi
ve hemen ardından haykırmak istiyorum
konuşamıyorum geldi
konuşamadım
hiç bir şey söyleyemedim sana
çünkü her defasında korktum yüzüne bakmaya
akıl almaz duraklar buldum gönlüme
dur dedim yeter artık dur birinde
ne dönmeyi başarabildim geçmişe
nede bir adım atabildim ileriye
yarın bırakmadım elimde avucumda
yalnız seni andım seninle yaşadım
Senden önce gelirdi sesin
Yanık yanık türküler söylerdin
İçime dokunurdu ey yar
Bir ALLAH bilirdi sevgimi
Anlamasınlar diye kapardım gözlerimi
tek başına birşey ifade etmezmiş sevmek
gülü dikeniyle sevmekmiş marifet
meğer yıllarca beklediğimmiş ellerin
öyle güzel öyle sıcak sev beni sevgilim
ağlayarak dualar ettiğim gecelerde
Sus kalbim sus
Sen konuştukça unutuyorum
Vazgeçmek zorunda olduğumu
Bir yanda sen konuşurken
Bir yanım öfkeyle bitmeli diyor
Sus kalbim sus
En son dur demiştim karanlığa
Bir mumu güneş yapmıştım dünyama
İyi güzeldi her şey
Eksikti belki bir yanım ama
Acı yoktu
Sonra sen geldin




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!