Bugün bir anne gördüm çocuğunu okula götüren.
Nedense her adım atışı etkiledi beni derinden.
Bugün bir anne gördüm kısacık boyu.
Başında başörtüsü pembeden azıcık koyu.
Karanlık bir nimettir bilenlere.
İnmek gerekir zihnindeki derinliklere.
Tanımak ruhunu boyuna, enine.
Sonra geçersin bir adım kendi önüne.
Adı dahi bilinmez bir caddenin
sokaklarında, kıvrımlı yollardayım.
Kimsesizliğin mahzun bakışlarıyla,
mahcup ifadelerle,
bir tebessüm parçalıyorum yüzüme.
Hani o, çizgilerin kendilerine yer bulmak için
Çocukluğumun bahçesinde dolaştım dün gece
Karanlığı yıldızlar aydınlatmıyordu sadece
Güzel bir anı saçıldı düşünceme gizlice
Çocukluğumu okudum ben hece hece
Sokaklarından geçtim tatlı telaşlarımın
Sen, öfkemin, hüznümün,
sevgimin rengini yansıtan dağ çiçeği
Sen, kalbi yapraklarından daha berrak,
daha parlak, daha ışıl ışıl olan dağ çiçeği
Hiç yorulmaz mı senin kalbin,
kapını aşındıranların vefasızlığından
Çığlık çığlığa bir şeyler bağırıyor kulaklarımda
Korkuyorum, duruyorum kaçış duraklarında
Ilık ılık zehir akıyor beynimin arklarında
Duyuyor musunuz? Ey mahlukat, ey insanlık!
Ellerim kulaklarımla birleşiyor,
Dilenci mi olsam ne!
Yetmiyor elimde olanlar.
Çalışıyorum, çabalıyorum...
Olmuyor, olmuyor yine.
Cebim dolmuyor bir türlü.
Delik mi var anlamadım cebimde.
Dokunma küçüğüm, dokunma bana
Açma göğsümde koca bir yara
Masum gözlerinle, boyadın ruhumu kana
Dokunma küçüğüm, dokunma bana
Korkarım bulaşır sana, hüznümdeki karanlık
Ey dünyalı dedi birden Ben.
İrkildi dünyalı, o sensin sen!
Ne yapıyorsun ey dünyalı?
Ağzında zehirden nefis balı,
Yorulmuş gözlerin yüzün sapsarı,
Doymadın mı senin olmayana dünyalı...
Gökyüzünde haylaz bir buluttum.
Yaratılanlarda en şerefli doruktum
Ben insanlık için koca bir umuttum
Dünyaya geliş gayemi unuttum.
Ne yapıyorum bu dünyada bilinmez.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!