Kurban Melemesi-tekrar
Rabbim şükürler sana bu bayram kurbanım ben
Şükür ki kurbanlığım,değil kurban edici
İtilir kakılırım,sana doğru gelirken
Gözlerimin önünde; bıçak biler bileyci
Korku ne müthiş duygu, konuşanlar suspustur
Korkusuna kul olan dünyalarda mahpustur.
Korkuyorum kardeşim sen tarihi bilirsin
İnsaf ile bakarsan halimi farkedersin
Sokaklara çıkamazdı bir zaman Türk kadını
Devir saltanat devri her koca bir padişah
Mehmet Akifi okumadın mı
Osmanlı Türk Devletinin kurucusu büyük insan Osman Gazi,Söğüt ve Domaniç'te otururdu.Her yıl belli günlerde İznik ve Gemlik taraflarına giderek sürülerini otlatırdı.Genellikle Kütahya-Bursa yolunu kullanırdı.
Yolu üzerinde bulunan İnegöl Tekfuru * bu gidiş gelişler esnasında Osman Bey'in sürülerine saldırır,zarar verirdi.
Osman Bey İnegöl Tekfurunun saldırısından daha az zarar görmek için; Bilecik Tekfuru ile anlaştı.İznik ve Gemlik'e götürülmemesi gereken ağır eşyalarını kağnılar ve deve kervanlarıyla Bilecik'e emaneten bırakmaya başladı.Bilecikliler Türk erkeklerinin bir saldırı ile Bilecik'i alabileceklerinden korktuklarından,şehre erkekleri sokmuyorlardı.Osman Bey'de bu işi Türk kadınlarının yapmasını münasip görmüştü. Dönüşlerde Bilecik Tekfuruna yağ peynir halı kilim gibi hediyeler sunuluyor,Tekfur mutlu kılınıyordu.
Osman Gazi'nin gittikçe daha güçlü ve zengin olması Tekfurları endişelendiriyordu.Böyle giderse yakın bir zamanda toprakları Osman Bey'ce zaptedilebilirdi. İstiklalleri malları mülkleri yitip gidebilirdi.Aralarında bir durum değerlendirmesi yaptılar.Dediler ki 'Osman bizi yok etmeden biz onu öldürelim'.
Bu sırada Yarhisar Tekfurunun kızı ile Bilecik Tekfuru evlenecekti.Düğün şenliği Çakırpınar'da yapılacaktı.Bütün yetkili ve zenginler davetliydiler.Osman Bey'e de dostu Köse Mihal'le davetiye gönderdiler.Maksatları Osman Bey düğüne gelince ani bir saldırıyla öldüreceklerdi.
Köse Mihal Türk ve müslüman değildiı ama mert bir kişiliğe sahipti.Osman Bey'in de can dostuydu. Tekfurların planını Osman Bey'e söyledi. 'İşte dostum,durum böyleyken böyle dedi,Sen çakırpınar'a hiç gelme.Bir mazeret uydur.Sana kıymalarına dayanamam,ne olursun gelme.'
Gençken
Ben de aşk şarkıları söylerdim
İçim umutlarla dolu
Hayattan neler beklerdim
Şimdi
Kimse bilmesin varsın kimseler okumasın
Kendini öne sürmek bu gönüle hoş değil
Varsın şiir bahçemde bülbüller şakımasın
Artık herkes öğrendi çöller bile boş değil
Bugün dalından kirazla açtım orucumu
İlaçlı olduğunu bilmeden
Sonra oturdum dilenci gibi
Yemek istedim
Sundular bir tepside sağ olup var olsunlar
Bir kuşlukta geçerim kızılılırmaktan
Bir de gurubta
Sular köprü altından akar
İnsanlar dönme dolapta
Uzaklara gidince kalbimin bir yarısı
Gözlerim görmez oldu yürümez ayaklarım
Ne damarda kan akar ne ciğerlerde nefes
Sadece beynim ayık adını sayıklarım
Aldı bir can daha kahrolasıca
Elinde bıçak yok silah yok ama
Dili ve kini silahtan öte
Bir delikanlının delikanlı babasını katletti
Bir delikanlının önce umutlarını aldı




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!