Kar yağmadı bu diyara yar ise hiç yağmadı
Bulutlar sevgi dolu kimse çıkıp sağmadı
Oysa gönüller muhtaç gönüller sevgiye aç
Sevdalar çaresizdir kalbe ruha ağmadı
Otuz yıldır benimle kah güldün kah ağladın
Gelecek diye birgün mutluluğu aradın
Ömür böyle geçecek galiba sevdiceğim
Sadece şünu bil sen ey sabır küpü kadın
Gönlümün ortasında çakılı durur adın
Bu halde yaşadım ben ve böyle gideceğim.
işte yaşamaktayız bu anı da
yalnız sessiz
kucağında bilgisayar
esintisiz
oysa özlenmektedir gürültü
Sevgi sarmalları içindeyim ben
Öncelikler bazan karmakarışık
Üç adım sağdayım iki de solda
Kumsalda uzanmış yatıyor mantık
Konuşup birşeyler sorsam birine
İnsanların güzeli
Yakup oğlu Yusufu
Yolda görünce biri
Heyecanla bağırdı
-Seni seviyorum seni seviyorum
Ey vaktin peygamberi
Sevgiye bir türkü söylesem mi ki
Beste nasıl ola güfte aşıksa
Göz görmez olunca us fikreder mi
Gönül sevdalanmış düşe aşıksa
Ya ben gerçek miyim sevgilim düşşe
Osmanlı Türk Devleti devlet-i ebed müddetti.Yani sona ermeyecek devletti.Erdi mi sona? Şimdiki tarih kitapları erdi yazıyor ama,ben ermediği kanaatindeyim.Sadece rejim değişti.Yüz yıl sonra böyle yazacak tarihler.Çünkü Osman Gazi ruhuna sahip Alperenler eksik değil toplumda.
Osman Bey sık sık Şeyh Edebali'yi ziyaret ederdi. Şeyhin tekkesi uzak olduğundan zaman zaman yatıya da kalırdı.
Yine bir gün geç vakitte ziyaret tamamlanınca şeyh gitmesine izin vermedi ve misafir olarak kalmasını istedi.
Osman Bey odasına çekilince yatmadan önce duvarlarda göz gezdirdi.Sönük ışığın aydınlığında duvarda asılı duran Kuran-ı Kerimi görünce içinde bir ürperti hissetti.
Yatmadı,yatamadı.Sabaha dek Kuran okudu ve tefekkür etti.Geçmişi geleceği düşündü durdu.Peygamberimizi ve peygamber yoldaşlarını düşledi.Allah'ın sevgisini kazanmanın sonsuz arzusuyla yandı tutuştu.
Ümmeti yaraladın
Milleti araladın
Akları karaladın
Firavun sananları
Yalan çıkarma sakın
Boş kaldı pencereler bakan kara gözler yok
Beraberce ağardı perdeler ve kaşlarım
Çiçekler ne kadar tez soluyorlarmış böyle
Ya renkler kocadılar ya hayat kaldı yarım
Akşamın geç vaktinde incilerden eser yok
Karaçay koydum adını
içmek istedim içimi yaktın
Değdirmeden dudaklarımı
Tansiyonumu fırlattın
Şarkısın işleyen ruhuma




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!