Bir kedim vardı siyah
Bu soğuk kulübede beraber yatardık
Çok kızardım ona
Zavallı sadık yaratık
Tepmeyle fırlatırdım yataktan aşağı
Gittik Huseyne gittik
Kerbelada şehittik
Gün sıcaktı,susuzluk daha sıcak
Çöl çaresiz yaş döker, hıçkırdı hıçkıracak
Görmedi gözlerim senden güzeli
Gözleri maviyi beğendiyse de
Çiçekten çiçeğe arılar gibi
Vızıldayıp uçup bal emdiyse de
Bilemedim güzel kimmiş bilmedim
Denizlerle boğazların cümbüşü
Her kültürde ayrı besteden çalar
Amaç
İstanbul'a ulaşmak
Koşar duygular
Coşar
sevdiğim bir tanem canım ciğerim
var mıydı benim
unuttum kendimi nerde bedenim
ben göremiyorum nerde yedenim
İşte böyle bir gündü seni gördüğüm o gün
Beynimde sıra sıra oturan güzellerin
saçları açılmayıp oluşmuştu kördüğüm
nasılsa takılmıştı gözlerime gözlerin
Ve sonra gamzelerin sinemi deldi geçti
Ben gençtim ve o büyüktü
Ben büyüdüm ihtiyarladım
O hala büyüklük peşinde
Halkı ve silahları ensesinde
İşte böyle eser bazan zaman
Nüktedan İbik dayı
Bir türlü fırsat bulamaz
Ölüm döşeğinde ki
Komşusuna varamaz
Komşu kefeni yırtıp
Kulunu götürdü o imkansız menzillere
İsranın gidildiği bu yolculuk ne güzel
Mekkeden kaç günlük yol İbrahimin beldesi
Sürdü ise bir nefes bu bir soluk ne güzel




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!