Damarlarda dolanan al kandı,
Canların içinde özge bir candı,
Yüreği halkından yana vurandı.
Vay, hangi birinize yanayım!
Fikret gibisini nasıl bulayım?
Türk Yurdu’nun çileli oğlu, kızı
Kendi tarihinizden alsanıza hızı,
Son bulmalı artık, içimizdeki sızı
Gaflete düşme, özgücüne dayan.
Kapıdan kovduk bacadan girdi,
Pazara çıkar, dolmaz filesi
Sütü içmeden büyür bebesi,
Ömrü boyunca sürer çilesi,
Yüreği yanık bizim garibin.
Koca dünyada yeri yoktur,
Suyu köpüklü
Çok geniş kumsalı
Kayalara tuzu sinmiş
Güzel bir mavi derinlik
Ve dalgaları kıyıya çarpan
Yosun kokulu hırçın deniz
Toroslar’dan Akdeniz’e bir yel esince,
Yağmur, kar yağıp toprağa naz edince!
Kırda açan çiçeği hoyratın birisi ezince,
Yurdum insanına içten içe yanarım,
Sevgiden, dostluktan yana çağlarım.
Bu dünyada kahır çekmeyen,
Dökülen tere değer vermeyen,
Garibi gönlü yaralı bilmeyen,
Cana can mı denir?
Yere düşenin elinden tutmaz,
Açılım yaparız, diyerek yola çıktınız
Güzel toprağa ayrık tohumu saçtınız,
Nice aydın insana haksızlık yaptınız,
Halkın derdine çare buldunuz mu?
Anaların yüreği, kor olur yanarken
Yağmur yağmazsa dereler,
Böyle coşar mı be coşar mı?
Sekiz yoksul can bir odada,
Söyle yaşar mı be yaşar mı?
Aç gözlerini, iyice bak beriye!




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!