Mart ayı gelince ekimi yapılır,
Bazen üç dört defa otu kazılır,
Güzün toplanır, çuvala basılır
Pamuğa yeniden dönelim.
Değişik renklerde çiçeğe duran,
Doğada gezinirken gözlem yapmayı,
Olaylara, olgulara eleştirel bakmayı
Beyinlerde, uygarlık ışığını yakmayı
Öğrenip aydınlığa ulaşmak gerek.
Dürüst insan olmayı, hedef bilmeyi
Beş yılda döner seçim furyası,
Yine kurulmuş kurtlar sofrası,
İhale, rüşveti paylaşır sonrası
Ah insanım, vah memleketim!
Fakiri inlerken zengini gülesi
Yıl boyunca delice çalışıp çabalar,
Hayat kavgasında kendini paralar!
Konuşursan derdini bir bir sıralar,
Üreten bir köydür; Yanıkkışla!
Kayalık bir zemine sırtını dayamış,
Bilimin ışığında düşünerek soracak,
Ulusal Eğitim’den yana dik duracak,
Öğrencinin yarasını dostça saracak,
Türk Öğretmeni, Türk Öğretmeni!
Yurduna yönelen tehditleri görünce,
Pencereden baktım
Gökyüzü bulutsuz hava açık
Ilık bir bahar günü
Az önce kahvaltıyı yaptık
Bugün herşey güzel olacak besbelli
Devinime geçmek zamanı
Yeni dünya düzeni kurulmadan batacak,
Küresel güçlerin umudu bir gün solacak,
Ulus devlet; toprağını, sınırını yaşatacak,
Yurdumuzun; karanlıktan çıkış yoluna,
Cumhuriyet birikimi temel dayanaktır.
Acının derinliği belli olur yastan,
Göller Yöresi hep dillerde destan,
Türkmen bacıları giyinmiş fistan,
Toros Dağları… Toros Dağları…
Medetsiz Tepesi’ni duman bürür,
Soylu bir ağaçtır, yurdumun çınarı,
Nasıl olsa bulur, su alacağı pınarı.
Kök salmış kıraç toprağa damarı,
Elbet Anadolu’m coşar bir gün…
Zalimler, mazlumlara pusular kursa,
Ulusun alınteri yabancıya satılırsa,
Aydınlığı yazan kalemler susar mı?
Birileri topluma korkuyu dayatırsa,
Aydınlığı yazan kalemler susar mı?
Sessiz çoğunluk uykuda mayışınca,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!