Yıllar yılı bu kubbeyi bir ilâhî ses biliriz.
Pürnûr kudümden süzülen uhrevî nefes biliriz.
"Gel, ne olur gel, ne olur!" bir bir düştük yollarına
Kapında kıtmir olmayı ebedî firdevs biliriz.
Aşk elinden hırka giyip serden geçen canlar gibi,
Pervaneyiz şem'-i nura, savrulan tozlar gibi.
Ney sesinde feryat eden o mukaddes hüzünle,
Çağlıyoruz asırlardır coşkun ummanlar gibi.
Rabbim, senden ne gökleri ne dünyadan yer isterim,
Kara bağrımı nurunla aydınlatan er isterim.
Rüzgâr bir semah içinde alıp götürsün ruhumu,
Mevlânâ'nın yollarında toprak gibi ser isterim.
Bir avuç toprak idik, aşkla yoğurdu bizi,
Gönlünün deryasında yıkadı kalbimizi.
Güneş yüzlü pirimin doğduğu o kapıda,
Nura gark eyleyerek sildik dertlerimizi.
Çrpinmaya değer mi hiç, şu üç günlük dünya için?
Tüm şirler yakılmalı uhrevî mânâ için.
Ey göklerin hurileri, ebediyet sizlerin;
Kara toprak benimdir, ölümüm Mevlânâ için.
Ben doğmadım mısralarda aşk dokuyup satmak için,
Binbir tohumdan lezzeti iman diye tatmak için.
Seher vakti meleklerin kanat çırptığı Konya'da,
Bu çağa mühür vurarak güneş gibi batmak için.
Solgun gecelerimde parıldayan ay mıdır?Mâverâdan bağrımı delip geçen yay mıdır?
Fars destanı Rüstem'i âciz kalır türbende;
Belkıs'ı imrendiren billur bir saray mıdır?
Kıyam etsin yıldızların ey asuman her gece!
Söz yetersiz, odur bize kutlu liman her gece!
Beşikten mezara kadar ruhumuzun serdarı,
Uğrunda yansın bedenim iman, iman her gece!
O ki nice sırlarına erdi de, gitti,
Lütfedip bizlere verdi de, gitti.
Allah'ın ikramı ezeli nuru
Gönüllerimize serdi de gitti.
Serhat Aygün Tüfekçi
Kayıt Tarihi : 24.06.2026 22:35:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!