Dün yenildim,
Bugün zelilim
Ama tüm yarınlar benim.
Gökyüzü,
Karanlık oklarını indirirken ömrüme,
Yüreğimin kurak topraklarında yemyeşil,
Nice amansız yenilgi fırtınalarına direndi,
Nice susuz hasretlerde kavruldu,
Nice ayrılıklarda kırıldı dalları,
Nice terk edilmelerde sürgünleri kavruldu.
Ömür,
Ezan ile sala arası,
Alın yazısının en karası
Ve sevdanın en onulmazı,
Eve barka konulmazı,
Ömür…
Yalnızlığımı çektim kınından,
Yürüdüm üzerine geçmişin silik siluetlerinin,
Tanıdık tanımadık tüm acıları kazıyıp attım yüreğimden,
Bir tek sen kal istedim geriye.
Beceremedim…
Yaz sıcağı eritirken keskin uçlarını asabiyetimin,
Aynı rehavetin içinde gezinir kaybettiklerim.
Hayal kırıklarımdan dondurma külahımı yapsam,
Yalnızlığımdan soğuk limonatalar mı?
Akşam serinliğinde çıkmalı düşler seyahatine,
Sabah erkenden koşmalı umutlarım yarınlara.
El değmemiş bir hüzne uyandım bu sabah,
Dokunsan ağlayacak, kapkara bir hüzne,
Elim kolum kırılmıştı,
Ağzımı bıçak açmıyordu,
Üzgündüm, kırgındım, incinmiştim.
Kendime katlanamıyorum
Ve kendimle yaşamak oldukça zor.
Yeni yıldan dileğim bir an önce kendimden kurtulmak.
Bu nasıl olur bir fikrim yok.
Gökyüzüne ulaşmak isteyen bir çakıl taşı gibiyim
Ya da dünyayı sırtlamak isteyen bir karınca gibi.
Gecenin siyahında doğar yeni bir gün,
Dilerim huzur sunsun kalplere bu düğün.
Dünyanın yüküyle eğilmesin omuzlar,
Gökyüzünden bir haber var,
Yeryüzünde doğup,
Yeryüzünde yaşayıp,
Yeryüzünde gömülenlere.
Elbet herşeyin bir vakti var,
Yaşamın, duanın, dileklerin ve ölümün,
Üç yol var;
İsyan, iman ya da intihar!
Artık tüm sokaklar dar,
Kuşatılmış tüm diyar
Ve her bakış manidar.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!