Bıraya kadarmış der susarım
Seni incitip kırmam
Aşkımı gömerim içime
İsyan edip haykırmam
Hoşçakal der çeker giderim
Ben yük olmadım kendim başka kimseye
Derdimi kederimi hep döktüm içime
Gözyaşlarımı kendim sildim ellerimle
Yaralı kalbimle sığındım gecelere
Keşke bir şiir bir kitap okusaydınız
Ya da size şefkatle bakan bir hayvanın başını okşasaydınız
o zaman insafsızca yakmazdınız
Dağı taşı ağaçları .
Toprağın üzerinde ve altında yaşayan canlıları
Kül etmezdiniz ocakları
ne sen ağla ne de ben
ağladık zaten doğarken
insana gülmek yakışırken
yaşlar akmasın ğözlerimizden
hüzünleri atalım denizlere
Yağmur öncesi susukunluklardayım
Ya şimşekler çakıp yağacağım
Ya da sesiz sesiz damlayacağım
Belki de rüzgara tutunup kaçacağım
Sanki dağları sırtımda taşıyorum
kırma kalbimi canım yanıyor
zehir akmasın dilinden
yüreğim yaralanıyor
sitemle bakan gözlerin
gözlerimi ağlatıyor
sakakışın, bir gülüşün yeter bana
Canıma can katıyorsun varlığınla
Adın dilimde bitmeyen bir dua
Hakkım helal olsun sana, iki cihanda
Kıymetlim, kıymet bilenim
Seninle bir gün yaşamış gibiyim
Dün doğmuştun bugün kucağımdaydın bebeğim
Küçük bir fidandın bu gün ise çiçegim
Koklamaya kıyamadığım sevmeye doyamadığım
Canım kızım en güzel yaşındasın
Koca çınarım her zaman gölgene sığındım
Seninle dolu hayatımdaki en güzel anılarım
Bilmiyorum yokluğuna nasıl nasıl dayanırım
Gidişinle kırıldı kolum kanadım
Şefkatini üzerimizden hiç eksik etmezdin
Korkma çocuğum
İnsanlar senin geleceğini karartamayacak
Güneş her gün senin için doğacak
Bulutlar senin için zehirlenen toprakları
yıkayacak
Gökyüzünde rüzgar ve kuşlar tohumlar taşıyacak




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!