Gündüzün sularına konan kuşlar anlattı bana, geceydi..
Çürümüş bir şafağın yangınlarda üşüyerek yandığını
Uzayıp giden bir duman, bir yaz yağmurunun yanılgısı
Bir ömrün gecesini yürüyen kuşlar ağladı bana, geceydi...
Gece kısa bir kibrit çöpüydü, ben çektim onu...
Bir yitik yıldızın en uzak köşesindeyim
Yüreğim şafakta asılacak darağacına,
Kör karanlıklar,
Dipsiz kuyular,
Zindan alacası,
Küf kokusu....
Birbirini tekrarlayan şavkı kendine ağır günlerin
Ezbere yaşanıp küllenen hırçın rüzgarlı hüzünlerin
Issızlığın ortasında hasatlanan ıslak düşlerin
arasındaydı yüzün Liloz...
Acılara çoktan alışılır olmuştu bu coğrafyada
Bir güz günü, bir kavak ağacının
Sessiz ıslığında doğmuştu ilk gülüşümüz
Günün tüm kirlenmişliklerinin uzağında
Çiğ taneleri vardı, alacakaranlıkta..
Gökyüzü yakamozda saçlarını yıkarken
Anlatmıştın bana güller dererek




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!