Geceler gitgide daha uzun ve tomurcuksuzdu
Ve yamacımda gitgide mavileşen bir soluk
Dilimden dökülenleri artık dinlemiyordu...
Gerisi olanca yalnızlık, ıssız bir yolculuk...
Sorma ne zaman nerde kaybolduğumu
Geceydi…
Alacakaranlık bir gece…
Akan yıldızlarca tutkundu hayat bize…
Geceydi…
Şafaktan az önceydi…
Önce yağmurun sesi ilişti kadının kulağına...
Vakit zifir karanlık dipsiz bir geceydi...
Yağmurun miladı eski özlemlerde başlar
Bulutlar anıların kemani şarkısında ağlar
Yağmur diye bilinse de bulutlardan gelen suyun adı
Göç mevsimi dayanmışken kalbimdeki sulara
Birbiri ardınca kuşlar sıralı tüm çatılarda
Biri ansızın uçsa sanki içimdeki kuşlardan
Sessizliği büyüten tüm yaralar feryat figan!
Günler ki; sırmalı kaftanlar misali
Toprak ağır!
Toprak hüzünlü olmalı bugün…
Toprak bugün tazecik bir gelinciği bağrına bastı…
Ah canımın canı gelincik!
Ah kızıllığına sevdalı yürekli fidan…
Delidolu bir sağanaktı ellerimin kuytusunda ilişen
Ne zamandır biliyordum, havada asılıydı kokusu
Havada yalpalayan bir acı, kekre bir hüzün
Yalnızlıktı bu amansız ayazın ayağına dolanan...
Bir beyaz sardunyayı okşuyorum usulca
Yürüdüm…
Yürürken cebimden bilyelerimi düşürdüm…
Bilyelerim çocukluğumdu
Büyüdüm…
Yürüdüm…
Yüreğin kırmızı bir gül demeti
...yangınlar ortasında
Yüreğin hasretine uçmak için
...sabırsız bir kırlangıç
Yüreğin göğün mavisi altında
Özlemler çoğaltan bir deniz
İlkbahar kokan bir sonbahar sabahına uyandı dalgın gözlerin
Sen sonbaharın sarılığını eskiden hiç bilmezdin...
En güzel çiçeklerini uzatmıştı hep pencerendeki akasya
Ondandır sen yaşamın kupkuru dallarını hiç görmedin...
Baharlar upuzun yollar gibi uzansın ömrüne!
Bir ateş yak sevgili!
Yokluğun buz gibi soğuk...
Sen bilirsin içimin yangınını
Biliyorum; sen varsan ben varım...
Gül dalından kopunca
Bana umut getir ellerinle...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!