Hevesler derin bir kuyunun dibinde...
Katrana bulanan vedalar kirpiklerde.
Afaki sözler, biçare...
Senin ellerin, ellere ait
Göz kapaklarının ardındaki karanlık...
Umudun bozgun aynasında
Yutarcasına uçurumlar..
Boynuna dolanan güvercin kanadı
Yarasını akıtmaya çalışan
Dönüp duran ekseninde.
Hadi seninle içelim bu akşam
Yaşadıklarımızın hatırına...
Geceye yas'lanalım.
Kırmızıya boyansın duvarlar.
Yaşayamadıklarımıza bir oh çekelim
(Belki of deriz içimizden)
Sessizliği giydim üstüme
Anılarımı kuruttum güneşte
Ayın şavkını bekledim
Kırgınlığımı vursun yüzüme
Ne değişir ki..
Her gün doğumunda...
Seni okurum, aç karna...
Seni yazarım.
Seni düşünürüm.
Eğer toksam...
Daha fazlası...
Kuşlar uğramaz bu memlekete.
Kavisli vicdanının sesidir, uğuldayan.
Bir kuş havalanır
İnce kanadının tozunu attırır
En kalın gidişler
İnce ince gidilir.
Aynı sazın farklı telleriyiz.
Öyle karmaşık, öyle paramparça...
Öyle de yakın.
Bozguna uğramış düşman gibiyiz
Aynı türküyü bile çalmaz telimiz.
Hak edilmemiş hüzünler adına
Yeşermeden beli bükülen çiçek adına...
Cömert aynaların hiç'liği adına..
Yastıklardan süzülen bulutlar adına...
Sızısından habersiz düşler adına
Kirli kederlerin, kirli izi adına...
Vücut bulmuş tüm zerafetiyle karanlık
Çatılardan menfur salyalar akıyor
Tüm çirkinliğiyle gökyüzünü alaşağı ediyor
Mumun alevini titreten, karanlık bir çağ bu.
Yüreğini kaldırımlara terketmiş şu zaman.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!