Gözlerinde gördüğüm ben miyim yoksa unutulmuş hatırlanmayan yüreğinin görüntüsü mü? Bakarsın belki aynaya ve anlarsın beni işte.Sensiz olmak nasıl beni tarifsiz bir acının kucağına savurmuş.Saçlarımın her teli bembeyaz olmuş görüyorum.Senden sonrası oldu bir hayatımda.Bu senden sonrayı yalnız yaşama savaşı hiç bitmedi yüreğimde.Fırtına her zaman oldu günlerimde.Saçlarımı savurdu rüzgar sonra o rüzgar yüzümü acıttı soğuktan.Senin benim yüreğimi acıttığın gibi.Çizik çizik yüzümde izler ve asla kapanmayacak gönül yaram oldu her fırtınadan sona kalanlardan. Bu yolların taş sokak aralarında yürümek nasılmış şimdi anlıyorum.Yol uzun hiç bitmiyor.Günler oluyormuş gün doğuyormuş öyle diyorlar oysa benim gözlerim hiç günü görmedi sen gittin gideli.Şimdi oturup bu sahil kenarında bakıyorum denize.Eskiden gözlerine bakardım şimdi yalnız denize bakıyorum.Derinlerini görmüyorum ama derinlerde kaybolmak acaba seninle buluşmak mıdır onu da bilmiyorum.Birazdan akşam olacak.Hala aynı evdeyim.Bir kadeh rakı koyup senin için de kaldıracağım ve sensiz geçen günlerime birini daha ekleyip uykuya dalacağım.Yalnızlık zor değil ama sensiz olmak zormuş.Belki anlarsın, anlarsında geçerken bir el sallarsın bana …….
Nisan 2005
Saçları dağılmış omuzunda
Uzun tırnakları ojeli kıpkırmızı
Öyle yine öyle
En son gördüğüm gibi
Göğsü yarı açık
Islak dudakları
Boğazımda buruk bir yutkunma
Bugün sesini duydum-mu
Yağmur gibi
Yağdın geçtin gittin
Sevdalara mezar olmuş satırlar
Bir eski şarkı kıyıya vuran
Bütün derdim
Huysuzluğum
Hayata küsmüşlüğüm bazen
Görmeyişim güneşin kızıl yüzünü
Yağmura yüzümü kapatmam
Dargın bakmam güne
Bu yolları yürüdüm
Bu kaldırım taşları
Bu yol kenarı aşındı da
Sen gelmedin yine bu mevsim
Yol kenarında değişti hep çiçekler
Yeni saksılar kondu yeni bir çok yola
Canım Sevdiğim Benim,
Ben bilirim sen baharlarını seversin.Sonrasında olan dutları.Geçen bahar burdaydın.Bahar'ın sarıldığı gibi mevsimine bana sarıldığın geçen bahar.Şimdi oralarda havalar nasıl bilmiyorum.Aynı soluduğum hava gelir mi yanağına bir öpücük bırakır mı bilmem ama ben burdayım.Bıraktığın yerde.Bizim sokağın köşesindeki kocaman dut ağacı seni hatırlatıyor bana.Bir esintide koyuyorum yapraklarına sevgimi, özlemimi savursun da getirsin sana diye.Geliyor mu bilmiyorum ama ben koyuyorum yaprakların hışırtılarının götürdüğünü düşünüyorum zaten.Yere düşen dutlar içimi buruyor.Haberin olsun dutlar düştü yere.
Mayıs 2006
Şimdi birkaç satır arasından sesleniyorum sana.
Yıllar öyle çok olmuş ki,
Ağzımdan bir çırpıda söylediğim
Onsekiz sene
Bilki onsekizbinkere içimi yakıyor.
Şimdi hafızamda kalan birkaç hatıram var.
Şimdi aynı yüreklerin
Aynı vakitlerin ağıtı bu
Aynı günler, saatler
Toprağın altına gömülü ömürler
Evlat kara topraklara kavuşur
Ana yüreği dibine gömülür vakitler
Ben seni öyle çok özledim ki;
Özlediğimi düşünmek
Seni görmek kadar kalbimi hızlandırıyor.
Damarlarımdaki kan içimi ısıtıyor
Öyle hem de öyle çok özledim ki
Koymuyor yürürken bu rüzgâr ne bana ne sensiz anılarıma
Biliyorum içimdesin
Az da olsa varsın içimde
Sesleniyor
Çocuk
Kendime
Yüreğime
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!