Ölmemek bu olsa gerek
Hiç tanımadığın çocukların duvarlarından
Onlara gülümsemek
Her hıdırellez
Bir gül fidanının diliyle
Yeşertmek baharı yeniden…
An olur
Bir soluk için yalvarırsın
Acını bile özlersin heyecansızlığında
Damarlarında kan
Ve bedeninde ruh dolaşmaz olur sanki
Titrek bir ışık altında
Dostluk:
Paylaşmaktır
Paylaşılan ne olursa olsun
Paylaşılan bir zindanın parmaklıkları da olsa kimi zaman
Kimi zaman kanayan bir yarayı
Şairlerin mabedidir gece yarısı
İniltiler yükselir unutulmuş sokaklardan
Herkesin her şeyi unutmak istediği
Ancak içine attığı vakittir.
Herkesin ‘ancak’la başlayan
Herşeye karşın bir şehri sevebilir insan
O şehre bağlayan hiçbir şey olmasa da
Hatta o şehirde hiçbir olmasa da
Bir şehri sevebilir insan
//
Sen Anadolum
Olmasını istediğin herkes olsaydı hayatında
Hiçbir yer kalmasaydı gidip görmediğin
Kazanamadığın tek bir kavga...
Mutlu olmanın düşünü yitirdikten sonra
Yine de mutlu olmayı başarabilecek miydin şu hayatta..?
Daraldı zamanlar
Günler daha kısadır artık ömrümüzde
Dar ve uzun bir koridor,
Önümde uzanan şu hayat.
Koşarak geçiyorum karanlıklar içinden
Adına güzellik
Ah çocuk bildiğim ömrüm
Şehre kar yağmadığı zaman anlayabiliyor ancak insan büyüdüğünü
Şimdi bir bulut alıp götürse beni düşlerime
El değmemiş bir gökyüzünün griliğine saklasam gülüşümü
Aldanma
Belki sığ bir sudur
Sana okyanus gibi görünen
Ağlama
Üzüldüğün kadar
Öyle bir barış ki bu
Adı her anıldığında söverim
Sağ ayağımla basamadığım her karış toprağa……………………..!




-
Saliha Çiftçi
Tüm YorumlarBu harika şiirleri yazdıran güzel ve cesur yüreğinize selam olsun, sevgili Melih.
Şiirlerinizle tanışmama vesile olan sevgili Eylem Barış ve Cansın Ünver'e teşekkürü bir borç bilirim.
Sevgilerimle