Ne ilkbahar gelsin ne de yaz gelsin
Güneş gitsin kendi Ay’ına doğsun
Her şeyimsin ve her şeyden güzelsin
Dünyama bir senin gözlerin dolsun
Hani içinde tatlı bir his olur beklersin…
Sanki gerçekten var olanı beklersin ama
Gerçekte neyin var olduğunu bilemezsin ya
Sadece beklersin.
Sevdiğinin kollarında can vermek için
Can atabilir misin?
Öylesine değil de ölesiye sevebilir misin
“Sevdim” dediğin yarenini?
Hayatını tek celsede sunabilir misin avuçlarına?
Tereddütsüz ölebilir misin sevdiğin için?
Bilmiyorum…
Ne zaman öleceğimi bilmiyorum.
Nereden bileyim… Bilemem!
Bu yüzden sana veda edemeden gidersem
Özür dilerim.
Dışarıdan bakınca kale gibiyim,
dimdik, sarsılmaz,
ağır toplara göğüs germiş
sabır taşlarımla örülü.
Ama içerde…
Bitmiş mi çilelerin, sonu gelmez dertlerin?
Hayatla tek başına mücadelen bitmiş mi?
Sırtından bıçaklayan o bütün namertlerin,
Sana olan öfkesi sen ölünce gitmiş mi?
Kendinden vazgeçip yaşadın da ne oldu?
Rus askeri sayısı otuz beş bindi
Türk askeri sadece dört bin sekiz yüz
Dört bin sekiz yüzün de üç bini Oflu
Millî Mücadelede göz doldurdular
Maraş’tan ve Konya’dan göçen Oflular
Taşıdığım yükün eziyetini,
Bilmedin çektiğim ağırlığını!
Dostlarına anlat meziyetini,
Bağırma başıma sağırlığını!
Dağların ardında saklı değildim!
Benim de bahtıma güneş açarmış
Sen benim ömrüme dolduğun anda
Çiçekler açarmış kuşlar uçarmış
Sen benim hatırımı sorduğun anda
Rabbimin, dünyadaki sanat evini gezerken gözüme bir tablosu ilişti.
O tablonun içine can da üflemiş
ve ben o tablodan çıkamadım halâ




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!