Bir günde beş kere kim eder seni davet
Her gün O'nun evinde beş kez ziyafet..
Boşuna çekmişiz ya bu kadar çileleri
Değişmezdi kaderin bize yazdığı yazı
Bozmaya çalıştıkça bozulmaz hileleri
Hüzünler yağdırıyor mevsimin kışı yazı
Hangi yürek yanar ki oyulmuş olsun taştan
Benim de bahtıma güneş açarmış
Sen benim ömrüme dolduğun anda
Çiçekler açarmış kuşlar uçarmış
Sen benim hatırımı sorduğun anda
Rabbimin, dünyadaki sanat evini gezerken gözüme bir tablosu ilişti.
O tablonun içine can da üflemiş
ve ben o tablodan çıkamadım halâ
Rus askeri sayısı otuz beş bindi
Türk askeri sadece dört bin sekiz yüz
Dört bin sekiz yüzün de üç bini Oflu
Millî Mücadelede göz doldurdular
Maraş’tan ve Konya’dan göçen Oflular
Taşıdığım yükün eziyetini,
Bilmedin çektiğim ağırlığını!
Dostlarına anlat meziyetini,
Bağırma başıma sağırlığını!
Dağların ardında saklı değildim!
Hiçbir şiire şarkıya gerek yoktu aslında
Gözlerimiz yeter de artardı birbirimizi anlamaya
İşte hepsi yokluğundan...
Yarını bekleyen insanlar vardı.
Dün hepsi toprak oldu!
Hayat denen kumar masasına,
ömrümü sermaye koydum.
Ya sen ya hiç!
Seni günahlarımın çokluğu kadar seviyorum.
Kötü alışkanlıklarımı terk etmek kadar zor seni düşünmemek.
Günaha batmak kadar kolay ve çikrin,
Sevap işlemek kadar zor ve güzelsin.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!