Geçilemez seddir sadr’ı vatanım
Yolda; önce beni ezde öyle geç
Uğrunda helâldir dökülen kanım
Geçebilir isen sözde öyle geç
Anamız HÂWÂ’dır, Babamız ÂDEM
Böyle devreylemiş asırlarını
Günâhı sevabı tartar geceler
Günâhkâr beşerin kusurlarını
Settarın hazzıyla örter geceler
Gündüz yüklenilen hatayı pası
Şu kör taasubun bedenlerini
Yıkıpta kapıyı açalım emi
Firâkı vuslata galbedenleri
Takıpta gönüle geçelim emi
Yıkalım hasretin yapılarını
Suâllere cevap vermemek olmaz
Âşksız insan olur, deyip geçemem
Ancak Hımar âşk-ı sevdayı bilmez
İnsan gibi solur, deyip geçemem
Dünyâyı âhiret tarlası bilip
Tarık bin Ziyâd’ım yürü Kandile
Topla hainleri doldur mendile
On sekiz bin âlemde Meleklerle
Evliyâlar cemindesin sen bile
Bu gece Regaib Şerîf gecesi
Oluk, oluk gardaş kanı akarken
Ahkâm kesiyorlar geçmez pul gibi
Münkir, müşrik sevinerek bakarken
Ses çıkarmaz Lânetullâh kul gibi
Nebî’si Yahya ’nın Manâsı yaşar
Şöyle bir nazar kıldım
Geçirdiğim günüme
Prangaları aldım
Ayağımla, önüme
Yaprak durmuyor dalda
Dâvete icabet İSLÂM'ın emri
Emri İLÂHİ’ ye baktım da geldim
Değil mi ki Davud eliyle demri (a.s)
Kılıç hançer yapmış duydum da geldim
İSLÂM’ın zırhını taktım da geldim
Bu meydan erenler pirler meydanı
Âşıkı âşıka bakar, görürsün
Tozpembe olunca arzın her yanı
Gözlerinde şimşek çakar görürsün
Geldi Ramedân-ı Şerîf Erenler
Kurtulacak O'na gönül verenler
Mevta iken diriliyor görenler
Muhabbetle yeşil kanlı Ramedân!
Üçyüz elli dört engeli aşarak




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!