Yüz senedir başımızda
Maymun ile Domuzlar var
Ekmeğimiz aşımızda
Maymun ile domuzlar var
Damızlık istedi, batı
Altı kazığa oturtan
Biri rüşvet biri torpil
Yediği ekmek kudurtan
Biri rüşvet biri torpil
Şu; iki şey üç kıtayı
BİR IŞIK PARLIYOR KÖRÜN İÇİNDE
Bu dünyâ mümine ebedî zindan
Yuvarlanır gider zâr’ın içinde
Müşrike cennettir huzuru ondan
Münkiri yaşatır var’ın içinde
Kimi arkasına bakmadan gitti
Kimi pis leş kokan bir şey bıraktı
Kimi asla bühtan iftira etti
Kimi davul, zurna, bir ney bıraktı
Kimi hacca gitti, kırk haçla geldi
Fahr-i Âlem Efendimiz(S.A.V):“Âlimler Peygâmberlerin varisleridir ”ve“ BU ÜMMET İÇERİSİNDE KIRK KİŞİ İBRÂHİM MEŞREBİ ÜZERİ NDE,YEDİ KİŞİ MÛSÂ MEŞREBİ ÜZERİN DE, ÜÇ KİŞİ İSÂ MEŞREBİ ÜZERİNDE,BİR KİŞİ DE BENİM MEŞR EBİM ÜZERİNDE BULUNUR
Bunlar mertebelerine göre insanların efendisidir” buyuruyorlar:
Peygâmberimiz Sallâllahü Aleyhi Vesellem Efendimizin işâret et tiğine göre, bunlar ile yağmur yağdırılır,ÂLLÂH bunlar vasıtasıyla belâyı def eder ve bunların yüzü suyu hürme tine insanları rızıklandırır Avam arasında “KIRKLAR, YEDİL ER, ÜÇLER, BİRLER” olarak bilinen bu ÂLLÂH dostu sâlih, âb id, âlim ve kâmil insanlar, ÂLLÂH’ı insanlara, insanlarıda ÂL LÂH’a sevdiren rehberlerdir Nitekim hepimizin az çok tanıdı ğımız Abdülkadir Geylâni Muhyiddini Arabi İmâmı Rabbani, İmâmı Nakşibendi Ahmed er Rufâî, Mevlâna Mevlânâ Halîd Bağdadi, Yunus Emre Hacı Bayram-ı Velî Dede, Osman Avni Baba, Hacı Muhammed Baba, Hacı Mustafa Hayri Baba, Bedi üzzaman Saidi Nursi vd.(r.a) gibi kâmillerdir
Ahkâmı şer’iyyeye aid hükümlerin değişmesine “NESH”d enir Son Peygamber Sallâllahü Teâlâ Aleyhi Vesellem Efend imize gelen ahkâm’ı şer’iyye, kendinden ewel gelen şeriâtle rin kaidelerini neshetmiştir Bu sebeple mensûh olmuş oldu ğu için geçmiş Peygamberlerin şeriâtlerine göre amel etmek câiz değildir
Önceden atalarımız bizlere derlerdi ki
Bak bakalım bu gün havanın siyâseti nasıl?
Bakar görür derdik ki âlâ bulutlu şimdi
Derlerdiki Eyvâh bugün kaypaklıktır bu asıl
Ertesi gün tekrar eder sorarlardı bir dahâ
Birden geldik gidiş bire
Bilmiyorlar hedef nere
Sığamadı koca yere
Merdiven kurdu göklere
Güneşe de çıkın diyor
Gönül köprüsünde buluşanların
Hikmeti nur vardır aralarında
Behimi duyguyla yılışanların
İblis-i sur vardır aralarında
Hallâkı künfekân sâhibi Mâlik
Edeb fukarası hâyâ yoksunu
Olan bi vefâlar curuf kaşıklar
İrfan; kapısından geçirmez onu
Ayak bassa feryad eder eşikler
Îlm-î şuaraya yabancı olan
Seni sârîk’ların piyonu, hiçi
Desem, davacıdır baban öz eşşek
Palan alınınca açıkta kıçı
Kalınca, zırlıyor sıpan, yoz eşşek
Belinde zünnarı boynunda haçı




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!