Yanaklarından yuvarlanan o sımsıcak gülücüklerini
Rüzgâra dağılan o emsalsiz gür saçlarını
Gerçeği yansıtan gözlerindeki
Sır dolu kudretli bakışlarını
O öpülesi
Kızıl dudakların arasından
El vurmayın yüreğime yüreğimi benden koparmayın
Beni içimde öldürüp dünyamı yıkmayın
Yeter artık sevgimi, sevdamı, ruhumu
Bağrımdan sökmeyin
Bırakın tanklarınızı
Bırakın o ölüm kusan toplarınızı
Ağız dolusu
Kahkahalarla
Gülemeyeceğim
Her karış toprağında
Kayıp mezarlar bulunan
Etrafı karanlıklarla çevirili
Emsali olmayan sevgini soğurdum
Bağrımda büyütüyorum
Yaran benim için
Istıraptır, derttir
Mezarım hazır
Ölüm içimde
Karanlığın kollarında,
Zamanlı, zamansız…
Bıçak ağzıdır ciğerimi deşen,
Günahsız yüreğim kan damlıyor;
Ey dostlar!
Nil’in bağrında kardelenlere kıydılar,
Hâlâ yaşın çok küçük Baran’ım
Oy benim yavrum
Devlet
Yine yaptı cellâtlığını
Gözyaşlarım yüreğime
Ağzı açık yarandan
Katran karası her zifiri karanlığı her geceyi aydınlatan
Yıldızımsı olan gözlerinde umut dolu
Çocuksu düşleri pırıltılı
Yüzlerinde
Bir dirhem neşe kalmayan
Gün vurmuş al yanakları yanmış, kararmış
Yarı aç yarı çıplak,
Çocuklar üşümesin…
Her yer ayaz her yer kar!
Yiğitler diyardır,
Deprem görmüş olan Van.
Yüreklerde dert,
Biz kâh çarık giydik
Kâh yalın ayak gezdik
Şu düzende
Çok kez çıplak
Çok kez yırtık pırtık, yamalı dolaştık
Çok kez de ekmeğe, soğana hasret kaldık
Öfkemdendir cümle kuramıyorum, dişlerimi sıkarken
Bizi sömüren şu kahpe düzende
Umuda kurşun sıkanlara inat
Özgürlükler için hep direniyoruz
Asla soğuk ölüme diz çökmeyerek
Yıllardır, bıkmadan aydınlık güzel günleri beklerken biz




-
Ümmü Eymen
Tüm Yorumlarhakikaten duygu dolu ders verici nitelikte bir şiir, kutlarım.