Ey zulmün kol gezdiği kahpe dünya
Beni güldürneyen ağlatan dünya
Aymazı çok, sömüreni bol olan
Çarkı, düzeni bozuk zalim dünya
Bizi detten dertlere salan dünya
Seni unuttuğumu sanma, toprak ve patika yolları
Hep soğuk Zemheri' ye takılan
Karlı dağlardan gelen
Rüzgâr ıslıklarına kapılan
Çaresizliğin en amansızını gören
Yoksulluğun kucağında kalan
Kurşunla susturulmaz öğretmenlerin yüreği
Vurulan her öğretmen, yarım kalmış bir asırdır
Onlar ki karanlığı yırtıp gelen birer şafak
Onlar ki her zulme karşı duranların sabrıdır
Bir harf için ömür veren o mübarek ellerin
Ben kaftan giymedim, ihram giymedim
Bilen bilir kâbeye gidip gelmedim
Mahşer hesabı sorsalar bana ne
Kul hakı yemiyen düzen görmedim
Günah, sevap, ceza hepsi birer gaf
Ben seni cemrede eriyen karda, çözülen buzlarda
Erik ağacın dalından açan
Baharı müjdeleyen
Çiçekler kadar
Avuç dolusu
Yürek dolusu
Çok üşüyorum çok, baharım gecikti, her an bana kış
Çoktan leylaklar kurudu, yapraklar savruldu
Bende hiç bitmeyen dert, keder var
Birde çocukluğumda kalan
Acılar
Meçhulde kaldı o beklediğim
Ey saçı sümbül kokan, muhabbeti baldan tatlı didem
Dokunması toprağa bereket dolduran
Ataerkil ve gerici toplumundan
Muzdarip
Cesur ve yürekli
Kadın
Bari, yanında olup, sevmeyi bilen o güzel ellerine
Anlatılması kelimelere
Sığmayan
Buram, buram çiçek kokan
Gün doğuşulu
Kusursuz
Her zaman kudretli tebessümüyle huzur dağıtan
Mağrur bakışlarla sımsıcak güneşe koşan
O kocaman olan gülüşüyle
Tüm ruhları titreten
Bereketli toprakta
Ya bir tarlada
Bir çağlayan yamacında, bileylenmiş
bıçaklar dayanmasın
Akşam kızıllığında
Acının kanayan tarafına
Daha
Gün doğumunda




-
Ümmü Eymen
Tüm Yorumlarhakikaten duygu dolu ders verici nitelikte bir şiir, kutlarım.