Kırık kalem
Ben bu hikâyeyi eksik yazmazdım da,
kağıdım büküktü, kalemim kırıktı…
Ve hayat, tam da o günlerde
en çok yazmam gereken yerde
Kırmızı Burnumun Ardındaki Adam”
Bu gece yine güldürdüm herkesi,
Kahkahalar göğe çarptı, ben yere…
Yanaklarımda boya, içimde bir yara,
Perdenin arkasında bana kimse bakmadı bile.
Seninle başlayan bu yol kalbimin en doğru yerinden geçti.
Eksik sandığım her yanım senin varlığınla tamamlandı.
Liman arayan yorgun ruhum sende durulmayı öğrendi.
Merhametin ve duru sevgin bana hayatın gerçek anlamını gösterdi.
Aşk senin adınla kalbimde yer bulduğu için artık korkuya yer kalmadı.
Papatya Tacının Masumiyetinde
Bir gün bir kadın çıka geldi,
Öyle saf, öyle temizdi ki,
Onu beklemek, bana verilmiş en kutsal görevdi.
Her yazdığı kelime, gönlüme yeniden baharı getirdi,
Sana Dokunamadan Yaşamak
Ben seni sevdim...
Bir suskunluğun ortasında,
Konuşmayı unutmuş şehirler gibi...
Sana Veda Etmedim, Kendimden Çıktım
Ben “gidiyorum” demekle gitmedim...
Ben sadece senin kalbinden çekildim.
Bir gölge gibi değil,
Senden Gidemedim
Gittim.
Ayaklarım uzaklara yürüdü,
Yollar sustu, kaldırımlar iç çekti.
"Senden Sessizce Uzaklaşırken"
Sevgilim,
Şu an kelimelerden çok daha fazlası içimde kopuyor.
Zamanın akışını bile unuttum,
Sen Varlığımın Diğer Adısın
İyi ki varsın…
Çünkü senin varlığını taşıyan sözcükleri
gözlerime iliştirsem,
Sıradan Olmaktan Korktum, Kendim Olmaktan Vazgeçtim
Kimse çocukken büyümenin böyle olacağını söylememişti.
Kimse, bir kadının yaşamak yerine yaşatmayı seçeceğini,
nefes almak yerine bir başkasına nefes olmaya çalışacağını anlatmamıştı.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!