Hiç Başlamamış Bir Aşkın Cenazesi
Gecenin en kör saatinde
Suskun bir ay ışığı düşer gözlerime,
Ve seninle dolu binlerce sessizlik,
Bir ağıt gibi çalar ruhumun kapısını.
İz Bırakmadan
Sustum.
Ne zaman?
Sesimin yankısı duvarlardan dönmemeye başladığında,
Kaldırımda Bekleyen Umut
Karanlık çöktü yine,
Aynı kaldırım taşının üstünde,
Islak bir yalnızlıkla bekledim.
Ne arkamda bir kapı kaldı
Keman ve Kırık Kalem
Yine sessizleşiyorum…
Ama bu defa değil kelimelerim,
nefesim bile susuyor.
Bir vefanın en ince notasına
Kendini Anlatamayan Kadın
O gün,
Bir kadına rastlamadım
Bir tarihe,
Kimse Bilmedi Neremde Öldüm
Konuşmuyorum artık.
Çünkü sustukça kimse merak etmiyor.
Dilsizliğimle uyum sağladım hayata.
Zaten ağlayan birinin sesini
Kırık Bekleyiş
Bir ömrün gölgesinde yürüdüm,
Adımlarım hep yarım kalmış yolları arşınladı.
Bir umudun peşinde geceleri tükettim,
Her sabah içimde daha derin bir boşlukla uyandım.
Papatya Tacının Masumiyetinde
Bir gün bir kadın çıka geldi,
Öyle saf, öyle temizdi ki,
Onu beklemek, bana verilmiş en kutsal görevdi.
Her yazdığı kelime, gönlüme yeniden baharı getirdi,
Sana Dokunamadan Yaşamak
Ben seni sevdim...
Bir suskunluğun ortasında,
Konuşmayı unutmuş şehirler gibi...
Sana Veda Etmedim, Kendimden Çıktım
Ben “gidiyorum” demekle gitmedim...
Ben sadece senin kalbinden çekildim.
Bir gölge gibi değil,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!