Masallar ormanı gibidir bu sahne,
Perdesi açılmış yoktur hiç bahane.
Kralı ve cücesi bir araya gelmiş,
Oyun bittiğinde kıymet bilinirmiş.
*
Yüzünde maskeler gezinen onca can,
Repliği bitti mi siliniyor her an.
Büyüye aldanıp kendini şah bilen,
Fark etmez sonunda ağlayan ve gülen.
*
Aynıdır tekerlek değişmez asla çark,
Tahtında uyuyan göremiyor bir fark.
Birisi ağlarken diğeri gülüyor,
Zümrüdü Ankalar külüne dönüyor.
*
Deniz kızı olan sarayın şahı mı?
Zindanda bekleyen kölenin ahı mı?
Hayalle uçuşan halıya binenler,
Göğün yükseğinden toprağa inenler.
*
Sanma ki bu kostüm senindir her zaman,
Yıldızlar altında bul kendini bir an.
O ipi elinde tutan bir usta var,
Emeğe saygı duy için olur bahar.
*
Çamdan oyulmuşsa o seni yürüten,
Unutma emanet giyilen onca ten.
Ben benim demeyip sükutu bilmeli,
O büyük yazara tebessüm etmeli.
*
Sanma ki eğlence sürecektir sonsuz,
Kalacak bu dekor ışıksız ve onsuz.
Elbette duracak o sihirli dolap,
Kırılıp düşecek o sırçadan serap.
*
Açıldığı gibi kapanır bu perde,
Toz olur şatolar savrulur her yerde.
Kapılma rüyaya, hepsi sade seyir,
Büyülü bu sahne masalsı bir şiir.
Kayıt Tarihi : 21.07.2026 09:46:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!