Malatya, kalbimin en kadim kenti,
Bizi bir araya getiren, yolları vuslata ekleyen şehir.
Sen ki en güzel aşkların, en saf bekleyişlerin çıktığı,
Haziran sıcağında ruhuma değen o serin gölgesin.
Hatırlar mısın?
Sabahın ilk ışıkları merdiven boşluklarına henüz düşerken,
Sırf bir anlık tesadüf, sırf bir "merhaba" uğruna
On kez inip çıktığın o basamaklar...
Adımların yorgun değildi, adımların sevdaydı.
Ben ki çaya gönül vermemiş adam,
Sırf seninle göz göze gelmek için o sırada,
Buharı tüten bardakların arasında saatlerce bekledim.
İçtiğim çay değil, senin bakışlarındaki o saklı huzurdu.
İki dağın arası, o dünya sürgünü köşeler;
Ailelerden gizli, fısıltıyla ördüğümüz o uzun sohbetler...
Bazen bir futbol topunun peşinde çocuklaştık,
Bazen oyunların içine sakladık en derin sırlarımızı.
Konuşmak için can atan dudaklarımızı susturup,
Aynı şeyi hissetmenin o muazzam ağırlığıyla bakıştık.
Şimdi Beydağı şahittir bu sessiz vefaya,
Sen uzaktasın, sesin kesik, ellerin başka iklimde.
Ama ben hâlâ o merdivenlerin tıkırtısında ararım seni,
Sen ağlamayasın diye, geceleri senin yerine ben kanarım.
Malatya hâlâ o günkü gibi durur içimde,
İki dağın arasında, bir Haziran sabahında saklıyız biz;
Aynı şeyi düşünüp, farklı dünyalarda susuyoruz şimdi.
Kayıt Tarihi : 3.05.2026 16:25:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!