Kız çocuğu, merdivenleri ikişer ikişer atlayarak zemin kattaki mini markette indi. Her sabah olduğu gibi gene gazete başlıklarına önce bir göz attı. Bir köşe yazarın yazdıkları dikkatini çekmiş olacak ki o gazeteyi de ekmek sepetine koydu. Ödeme için kasiyere yanaştı. Paranın üstünü iade eden kasiyer küçüğün aldığı gazeteye görünce:
-Senin baban o gazeteyi okumaz ki! Onun gazetesi daha gelmedi.
Çocuk cevap vermeden indiği basamakları hızlı adımlarla tekrar çıkmaya başladı. Ekmekleri mutfağa bırakırken, heyecanla babasının yanına, oturma odasına geçti. Gazeteyi babasına uzattı. Babası kızının kendisine hiç okumadığı bir gazeteyi uzatmasına bir anlam veremedi. Ama kız köşe yazısı başlığını babasına gösterince baba konuyu kavradığı gibi yazıyı da hemen okumaya başladı.“Kürt siyasetinin Zergan sorunu” adam yazıyı bir solukta okudu. Ardından bir daha okudu ve derin düşüncelere daldı, neredeyse dakikalarca hareketsiz kaldı. Kızı hala ayaktaydı. Kafasını gazeteden kaldıran baba kızına baktı.
+18
Bugün saatler çabuk mu ilerliyor ne? Sabah erkenden kalkmama rağmen yol hazırlığım bitmeden işte hareket saati gelip çattı. Hazırlanırken ikide bir göz ucuyla duvardaki saate göz atıyorum, hakikaten saat çok hızlı ilerliyor. Oysa saniyelerin yıllara dönüştüğü anları bilirim. Bunları düşünürken kızım Setenay bağırdı:
— Baba arabayı kaçırıyorsun!




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!