Mahmut Semen Şiirleri - Şair Mahmut Semen

Mahmut Semen




Ne küçük
Ne de büyük
Dağlarla bir alakam var

Devamını Oku
Mahmut Semen

Cemaat`in pisliği karşısında her türlü pislik ak ve pak kaldı.
Dershanelerin dönüştürülme projesi gündeme geldiği o günlerde Cemaat’in resmi yayın organı ZAMAN Gazetesi “Eğitime Büyük Darbe” manşeti ve “Bu bize karşı darbedir” satır arasıyla hükumette karşı savaşı resmen başlattı.

Darbe sözcüğünü kime sorarsanız sorun. Darbe hükumete karşı yapılan kanunsuz bir kalkışmadır. Türkiye Cumhuriyeti tarihine baktığımızda nice darbeler göreceksiniz ama bireylere karşı veya şirketlere karşı darbe yapılması söz konusu olamaz. Onlara karşı yapılanlar Darbe olarak nitelendirilemez.

Ama cemaat medyası bu darbe söylemini niye daha işin başında telaffuz etmeye başladı derseniz size bunu bir hikâye ile anlatayım.

Devamını Oku
Mahmut Semen

Edebiyata âşık olduğu için, İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesine şimdiye kadar en yüksek puanla kayıt yapan tek öğrencisiydi. O puanla daha güzel Üniversitelerin dilediği Fakültesine kayıt yaptırabilirdi, ama O, Edebiyat Fakültesi dışında başka tercihte yapmamıştı. Bu yüzden hem üniversiteden hem de başka yerlerden burslar kazandı. Zaten yetiştirme yurdunda büyüdüğü için kendisine her zaman burslarda öncelik hakkı da veriliyordu.

Öğrencilik yıllarını burslar sayesinde zorlanmadan, okuyarak geride bıraktı. Mezuniyetten sonra herhangi bir iş bulamayınca yüksek lisans yapmaya karar verdi. Bu yüksek Lisans eğitimi boyunca da birçok yerden burs almayı başardı. Ama bu başarısını iş bulmada bir türlü gösteremedi.

İşte yüksek lisansı da bitirmiş olmasına rağmen işsiz güçsüz bir şekilde sokakta kala kalmıştı. Bu yüzden kısa vadeli bir çözüm olarak acilen askere gitmek için askerlik şubesine başvurdu. Şansı yaver gitti. Onu aralık celbinde kısa dönem er olarak askere çağırdılar. Artık kışı askerde geçirecekti.

Devamını Oku
Mahmut Semen





Anlayamadım
Bir türlü seni

Devamını Oku
Mahmut Semen

Ayşe Apo
Bölüm-1

ÖSS sınav başvuruları başlarken, çalıştığım gazetenin Genel Yayın Müdürü özel bir görev vermek üzere beni çalışma ofisine çağırınca gittim. Doğrusu merak içindeydim. Uygun bir yere oturttuktan sonra sormaya başladı.
— Hakkâriliydin değil mi?

Devamını Oku
Mahmut Semen


Ayşe Apo-II.Bölüm
Têlî

Kapı açıldı ve ellerinde sınav evrak poşetleri ile birkaç bayan öğretmen içeri girdi. Ayşe Apo, saatine baktı. Sınavın son dakikalarına girilmişti. Ben de çıkmak için ayağa kalktım. Hikâyenin geri kalan kısmını merak etmiyor, zaten biliyordum. Çıkmak için izin istedim. Nihayet ikinci bir kez saatini kontrol ettikten sonra güvenlik görevlisinin de olur vermesi üzerine dışarı çıkmama izin verdiler.

Devamını Oku
Mahmut Semen

Ayşe Apo-III.Bölüm

Zîlân

Têlî’nin yerine Zîlân’ın gönderilmesine öyle isyan ettim ki, bütün aile efradımız odanın içine doluştu. Olayı daha anlamayanlar “Ne o yoksa bakire değil mi?” sorusunu birbirlerine sormaya başlamışlardı. Beni apar topar gelin odasında dışarı çıkartılar. Herkes ardımdan merakla geliyordu. Zîlân Gelin, oda da bir başına kalmıştı. Koridorda da itirazlarımı yüksek sesle sürdürüyorum. Evin salonuna, namı diğer bizde ki ismi ile misafir ağırlama odasına geçiyoruz. Babam:

Devamını Oku
Mahmut Semen

Ayşe Apo Bölüm-IV
Kaçak elektrik

Cumhuriyet İlköğretim Okulundan çarşıya doğru yokuş-aşağı en yakın fotoğraf stüdyosuna ve internet cafeye doğru hızlı adımlarla yürüyoruz. Aklım başımda değil, nasıl yürüdüğümün farkında bile değilim. Daha adını bilmediğim genç ise, sınavda yarım yamalak hatırladığı soruları nasıl çözdüğünü anlata anlata bitiremiyor. Gözlerim gittikçe buğulanmaya başlıyor. Artık etrafı seçemiyorum. Çocuğun sesine göre yürüyorum. Kaldırımdaki elektrik direğine çarpınca işin vahametini daha iyi fark etmeye başladım. Olduğum yerde çullandım. Çocuk az daha ilerledi, yanında olmadığımı fark edince telaşla geri döndü.

Cumhuriyet İlköğretim Okulundan çarşıya doğru yokuş-aşağı en yakın fotoğraf stüdyosuna ve internet cafeye doğru hızlı adımlarla yürüyoruz. Aklım başımda değil, nasıl yürüdüğümün farkında bile değilim. Daha adını bilmediğim genç ise, sınavda yarım yamalak hatırladığı soruları nasıl çözdüğünü anlata anlata bitiremiyor. Gözlerim gittikçe buğulanmaya başlıyor. Artık etrafı seçemiyorum. Çocuğun sesine göre yürüyorum. Kaldırımdaki elektrik direğine çarpınca işin vahametini daha iyi fark etmeye başladım. Olduğum yerde çullandım. Çocuk az daha ilerledi, yanında olmadığımı fark edince telaşla geri döndü.

Devamını Oku