Bir camekanın önündeyim
Işıklar söndü
Kepenkler indi
Çöpler boşaltıldı
Sokak boşaltıldı
Bir ben kaldım, terk edildim
Beni siz sevmediniz
Oysa koca bir yüreğim vardı
Hepinizi sığdırmıştım içime
Siz bir tanesine sığdıramadınız
Siz görmek istemediniz beni
Renkli taşlardan evler yapardık
Güneşin kavurduğu kumun üstünde
Sen çatı yapıyordun ben pencere
Bir de küçük bir yuva yapmıştık
Belki martılar gelip konar diye
Beceriksizlik dokundu mu size de?
Devirerek delicesine
Hissiyatınızı,külliyatınızı,lügatınızı...
Kafanızda yumruk yumruğa
"İşe Yaramaz" sesleriyle
Solgun baharlar kaldı bize,mevsimlerden artık
Bir bir dökülür ince belli saçlarımız saçaklardan
Alnımızda kırışmış, masallardaki mutluluk
Mum ışığındaki balkabağı uykusu,
Uğur böcekli mantar kokusu...
İklimden iklime açılan rengarenk gözlerin vardı Berneza
Kıtalardan kıtalara savuran levhalar gibi
Bir deniz ortasındaydım sanki dalgalarla coşmakta
Bir kurak bozkır topraklarında suya hasret yaşamakta
Küf ayazlar mayalanıyor attığım her adım terkisinde
Bir dolap içinde sallanıyorum yeniden
Hurdacıya götürüyorlar belki
Demirimi dövecekler
İçim pas tuttu şimdiden
Gidiyorum belki de bir sobada yakılmaya
Oduncunun hızarında dökülecek talaşım
Metrobüsler erken çıkıyor seferlere şu zamanlarda
Gözlerinde şilep izleri silinmeden henüz insanların
Boyacının kirlenmiş suratı
Balıkçıların üşümüş ellerine aldırmadan
Telaşla sürerler Güneş'i
Kâh şirketlerden kâh fabrikalardan yana
Hicviyeler de senin methiyeler de
Uzun çığlıklar merasiminde birleşen eller
Durağı olmayan şehirler de
Beklemenin en güzel hayali de sensin
Varlığın görünmez şeceresi
Olur ya denk gelmişiz bir sokakta
Tanışıklığımız vardır hatta
Bilerek bilmeyerek girmişsem hakka
Dostum,kardeşim affet ne olur
Yüzüm kara bir şekilde gitmeyeyim hakka




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!