Sorulur mu hiç sevginin kaynağı?
Aşikâr değil midir durağı?
Yoksa sayıp da kalbi maden ocağı
Kazarak girilir mi sandın?
Gülistandır bu varmaya çalıştığın
Batmaya yüz tutan gemi gibi
Yelkenlerim umutsuzca çırpınırken
Derin sularda can veriyorum
Canıma kayık olur musun sevgili?
Yangın yeri olmuş yüreğimin
Önemi yoktur aslında saymaların
Yıllarla savaştığın kadardır yaşın
Yirmi dört kırk iki aynıdır bazen
Ruhunun bedende durduğu kadardır yaşın
Çizgili yüzde değildir aldanma
Senden uzak her yer memlekettir benim için
Yağmurları Musonlar gibi bereketli
Ağaçları Amazonlar kadar yeşillikli
Güzellikler senden olmayan tarafa yığılı
Senden olmayan tarafta atılıyor zafer naraları
Ellerinde terlememiş yapraklar hep canlı
Bu havalar bozdu mu ne bizi?
Rüzgâr homurtusundan duyamıyoruz birbirimizi
Şarkımız çalınıyor bir kunduracı dükkânında
Eşlik etmesen de sesin hâlâ kulaklarımda
Seyre daldık Güneşin batışını
Pinekleyip duran yelkovansız saatimizle
Hangi vaktin içinde birikmiş bir çamur
Hangi selin getirdiği balıktık
Bilemedik...
İki sigaraya karışmış hasret türküleriyle
Çicekleri bol olsun iyi adamdı
Güneş doğmadan o doğardı
Herkese kucak açmak için
Diyar diyar dolandı
Bir ceketi vardı cepleri dikili
Sabah,kahvaltı sofrası
Akşam, şehir manzarası
Sevgilimin süsü
Dost meclisinin kürsüsü
Ah! Kırmızı tenli balkonum
Ne çok özledim seni!
Kıymet bilmek lazım mesela
Çorak toprakta açmaz ki çiçek
Gönülü bir kere değil
Bin kere razı etmek gerek
Kapılmadan gurur tufanına
Sevgiyi toprakta aramak gerek!
Neyleyim benden harici duygularımın taşanını
Çıkış kapısı bulunmayan çöllerde olmuş deve kervanı
Tükendim her yanımdan nefesim aşk giryanı
Hangi bahçede çiçek açar dertli gönül
Bilmem nerden alır bu bostanı




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!