Mahmut Burak Aslantaş, 8 Şubat 2002 tarihinde Birecik'te doğdu. İlk okul yıllarında komşusu aracılığıyla bağlama ile tanıştı. Bağlama enstrümanını çalarak kendine özgü ezgiler üretiyor. Ardıç Sazım, Cehennem Narı ön plana çıkan bestelerindendir. Adnan Menderes Üniversitesi'nde eğitim almakta ve halk müziğiyle yakından ilgileniyor.
Ne bu şehre aitim, ne sokağa,
Düşmüşüm dalımdan kuru toprağa.
Bakıp doymadım göğe, ırmağa,
Ben kendi dünyamın gurbetindeyim.
Dostların içinde bir garip yılan,
Düştün ustanın eline.
Ruhun üfürdü teline.
Gel benimle konuş diye.
Benim canım dertli sazım.
Ben düştüm ana karnına.
Yollara bakacak hevesim kalmaz.
Sorduğum sorular hiç cevap almaz.
Beklenen sabahlar kapıyı çalmaz.
Kenarda öylece dururum artık.
Masanın başında durdum öylece.
Gözlerim kimseyi görmek istemez.
Ayaklar bir adım atmak istemez.
Ağzımdan tek bir laf çıkmak istemez.
Her şeyi köşeye bıraktım artık.
Yağan yağmur bile akıp gitmiyor.
Sükutun deminde çırpınır heves.
Göğsümü yırtıyor aldığım nefes.
Aşkın dergâhında bedenim kafes.
Ruhuma fermanı yazan bir sensin.
Paslandı telleri garip sazımın.
Yandı içimde cehennem narı.
Ala gözlü bir güzelden gayrı.
Var mıdır bunca derdin dermanı.
Dermanı vardır, bekle zamanı.
Zalım felek geldi beni seçti.
Sazımın telleri küsmüş elime.
Mızrabım yabancı kendi teline.
Türküler düğümdür dönmez dilime.
Koca bir yorgunluk çöktü serime.
Yıllardır çekerim bitmez bu çile.
Ey gam yüklü dertli yoldaş.
Yükünü kenarı indir.
Nedir bu gözündeki yaş?
De bana derdini dindir.
Bu dünyanın derdi bitmez.
Baharın başında, çiçekler açanda.
Bütün cihan yeniden canlandığında.
Öten kuşlarla yeşillenen kırlarda.
Yalnızca seni anarım ey sevgili.
Yazın başında, kor güneşin altında.
Dili şeker şerbet, kalbi buz imiş,
Dost dediğin meğer, sadece söz imiş.
Dağ sanıp yaslandım, hepsi toz imiş,
Fırtına kopunca savruldum bugün.
Aynı sofradayken kardeş derlerdi,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!