Neler gördün güzel çirkin,
Sen ağlama ben ağlayım gözlerim.
Ne bu öfke, nedir bu kin?
Sen ağlama ben ağlayım gözlerim.
Can bulduğum o ilk andan
Bazen birisinin bir yerlerini
Kırmak istiyorum gücüm yetmiyor
Evirip çevirip defterlerini
Dürmek istiyorum gücüm yetmiyor.
Aştım yokuşları geçtim düzünü,
Döndükçe dönene dar gelir kürsü,
Rüzgâra kapılıp uçar mısın sen?
Dün dava diyordun bugün tam tersi,
Böyle söylemeye naçar mısın sen?
Dün zehir kusarak asıp keserdin,
Evimizin neşesi
Cıvıl cıvıldır sesi
Dünya durdukça dursun
Kesilmesin nefesi
Evde gezer dolaşır
Kedi mi götürdü? Sen mi terk ettin?
Nereye kayboldun, nerdesin? Kuşum.
Yoksa sen bizlere küsüp mü gittin?
Nereye kayboldun, nerdesin? Kuşum.
Bütün hanemizi kapladı yasın,
(Fıkradan Şiire)
Bir varmış bir yokmuş diye başlayım
Sağı solu az da olsa taşlayım
Zamanın bahrinde bir kral varmış
Koca dünya sanki ona pek darmış
Ahir dağı dile gelsin anlatsın,
Var mı bu cihanda eşin Maraş’ım?
Şehitler bağrında huzurla yatsın,
Akmasın gözünden yaşın Maraş’ım,
Nurlara gark olsun döşün Maraş’ım.
Nasıl anlatayım nerden başlayım,
Çeşmenin hasısın Maharbi Pınar.
Seni nasıl başkasıyla eşleyim,
Sevenin sesisin Maharbi Pınar.
Her mevsim güzeldir renkli örtüsü,
Zehirli sarmaşık gülü sarmadan,
Kerem Aslı gibi yanmadan yetiş.
Gül yerine dikenleri karmadan,
Zakkum sahanına banmadan yetiş
Savda sokakları dar ve dolaşık,
Heybetiyle karşılarken Beydağ'ı
Ne hoş görünürsün göze Malatya
Çiçeğe bürünmüş bahçesi bağı
Sanki karlar yağmış düze Malatya.
Elbistan’dan yola çıkıp gelince




-
Melek Güler
Tüm Yorumlarseninle olsam da seni özlerim..sözünüzün üzerine söz söylemek mi? ..özlenen olmanız dileğimle..