Gecenin eteklerinde uğuldar durur
Polifonik ihtimaller korosu...
Bir cepten diğerine taşınan göçebe aşkların,
Gece nöbetleri şiir günlüklerinde tutulur.
Ve istikbali yabancı yüzlerle karartan
Mazinin o yutucu dipsizliği;
Zaman süzgecinden sızarak
Avuçlarında birikir...
...
Silkele şimdi o avuçlarında biriken tozlu geçmişi,
Ve dinle göğsündeki o gerçek yankıyı:
Biçtiğin kumaş aynı, kestiğin makas aynı olsa da;
Gök kubbe yüz bin kere yarılsa da üstünden,
Aynı nehrin yatağında ikinci kez akamaz hiçbir gölge.
Çünkü evren, o devasa hafıza ummanı,
Sana ayrılan o tek odalı mabedi
Bir kez daha inşa etmeyecek.
Bu senin tek, bu senin son, bu senin çıplak ömrün.
Öyleyse bırak dağılsın o eski günlerin sırrı,
Korkunun parmaklıklarını erit o sıcak nefesinle.
Küllerinden doğan o vahşi anka gibi,
Yaralı bir şafaktan yepyeni bir güneş sağ.
Yeniden başlamak,
Kendi uçurumundan aşağı,
Kendi gökyüzüne doğru kanat açmaktır.
Kayıt Tarihi : 12.07.2026 13:39:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!