KÜL RENGİ
Üstümüze örtüyor gökyüzü karanlığı,
Geceyi aynı yaşamıyor herkes
Kimi yıldızların altında eksiliyor sessizce,
Kimi oyuluyor kendi yalnızlığının mermerinde
Sen, en çok sakladığım yaraların dili
Ben ise o suskunluğun kıyısında unutulmuş bir kıta.
En parlak sabahlarımın ışığını alıp gittin,
Ardında paslı sonbaharlar bırakarak.
Vakitsiz inen bir kar tüm renkleri örttün içimde.
Ey adını kalbimin çatlaklarına işleyen uzaklık
Kırık rüzgârlar saldın düşlerimin üzerine.
Söküldü kolları pencerelerimin,
Birer birer terk etti beni sesler.
Söyleyemediğin her sözün ardından
İçimde başladı başka bir çöküş
Siyah bir nehir gibi doldun odalarıma
Boğulurken kendi derinliğimde,
Kimse fark etmedi suyun yükseldiğini.
Şimdi her şey kül renginde.
Saatler durmuş bir yağmurun altında
Yorgun ellerimde dağılan hatıralar,
Eski bir haritanın silinen yollarında
Karanlığın tenha yerinde oturuyorum artık.
Bir kandilin son titrek ışığı kadar kırılgan,
Bir mezar taşındaki yarım isim kadar eksik.
İçimde kimsenin ulaşamayacağı kadar derinde,
Senin gidişinden arta kalan
Sessiz bir uçurum büyüyor.
01.06.2026
Kayıt Tarihi : 1.06.2026 17:19:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!