“Bir kadın gitmeden önce birçok kez içinden gider.”
Ve Murat, sessizliğin ortasında ilk kez bu kadar net anladı:
Bir kadını kaybetmek bazen tek bir büyük yanlışla değil, yüzlerce küçük “umursamama”yla olur.
I. Sessizliğin Başlangıcı
SÜRÜM GÜNCELLEMESİ TAMAMLANDI
Versiyon 2.0
Bir erkek, yaş aldıkça değil; kendini geliştirdikçe olgunlaşır.
Zaman, durağan olanı değil, değişmeye cesaret edeni ödüllendirir.
Yerinde sayan erkek, gün gelir kendi gölgesine bile yabancılaşır.
SUSKUN KIYILAR - I. ŞEHİRDEN KAÇIŞ
Şehrin merkezindeki otobüs terminalinden çıktığında sabahın ilk ışıkları dağların üzerinden süzülüyordu.
Erkan, elindeki küçük çantayı omzuna attı, derin bir nefes aldı. Hava tuz ve çam kokuyordu.
Fethiye sabahları, İstanbul’un hiçbir sabahına benzemiyordu. Burada zaman yürümüyor, sanki nefes alıyordu.
''Ben de yeni öğrendim;
İkinci bir şans kazanmak, ilk şansı kaybetmek demekmiş.
Bize de öyle oldu''
Bazı güzellikler, sonsuza kadar sürmezmiş.
Kalbinde kök salmasını istersin ama hayat sana onları sadece “bir zaman” için verirmiş.
Ve unutma:
Sen, birinin tereddütsüz seçtiği;
Gururla yanında durduğu, savunduğu;
Kıymetini bilerek emek verdiği kişi olmak için yaşıyorsun.
------------------------
Tiksinmenin en ayırt edici yanı şudur: Geri dönüşü yoktur.
Sinir geçer.
Kırgınlık onarılır.
Güven yeniden kurulabilir.
Ama tiksinme düzelmez.
Çünkü bu, “istemiyorum”dan daha güçlüdür.
Bir süredir ortalıkta dolaşan ortak bir kalkan var.
Adı da çok havalı: Travma.
Artık herkesin cebinde hazır bir savunma cümlesi:
“Ben çok şey yaşadım.”
Bir insan yaşadığı acının niteliğini sorgulamaya başladığında özgürleşir. “Ben onu mu özlüyorum, yoksa onun beni seçmemiş olmasını mı hazmedemiyorum?” sorusu önemli bir eşiktir.
İlki sevgidir; ikincisi gururdur.
İlki kalpten gelir; ikincisi egodan.
---------------------------------------------------
Çünkü unuttuk:
İnsan, yalnızlıkla değil; yüzüne bakan bir çift gözle, sesindeki titremeyi duyan bir yürekle iyileşir.
Ama biz bunu hatırlayana kadar, belli ki daha çok kişi sanal kalabalıkların ortasında sessizce yapayalnız kalacak.
--------------------------------
Ve en sert gerçek şudur:
Yanlış bir hayat, doğru cümlelerle kurtarılamaz.
Ama doğru bir suskunluk, bazen her şeyden daha onurludur.
Ben artık yalan söylemeyeceğim.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!