Çaresizlik dökülür gözlerimden bir bir,
Kalemin ucunda her kelime, bir ağır özlem.
Deli divane gönlüm kavrulur hasretinle;
Dağ gibi ıstırapla, oturur içime koca bir cehennem.
Hüzünlerim ayaklanır her gece benliğimde,
Kocaman bir lav olur dilimin bağı, inan ki...
Tekrar tekrar çalar hep o aynı eski şarkı;
Ruhumdaki bu kasveti, hiçbir ateş söndüremez ki.
Uzun yollar, bitmek bilmez o uzun gecelerde saklanır,
Anladım; sadece beklemek yetmez, yanmak da lazım.
Hani, "Bir gün dönüp yine sevecektin" beni;
Gözyaşının, o derin kalp yarasını sulaması mı lazım.
Sus be yüreğim! Artık en tehlikeli kıyısındasın hayatın,
Heyhat ki heyhat! Kör kuyudan her gece taş çağırır.
Ağzımdan senin o karanlık gölgen haykırır birden;
Kurur her doğan günün, anlarsın ki artık yaşamak ağır.
Ne sesime ses gelir, ne de bu feryadı duyan olur,
Sonunda herkes gider, kalp kendi yangınında boğulur.
İşte bir ömür bitti; avucumda bir avuç kül,
Gözlerimde o kör kuyunun, o simsiyah mührü konuşur.
Şiirden geriye kalan satırlar:
•Aynı şarkı çalıyor; demek ki yara hâlâ taze.
•Gözyaşı toprağa değil, doğrudan ateşe düşüyor bu kez.
•Dilimin bağı çözülseydi, şehir yerinden oynardı.
•Sevilmek başka, sevdiğin kadar sevilmek başka bir kıyamet.
14 Haziran 2020 / Cuma / Ankara
Halil KumcuKayıt Tarihi : 14.02.2025 16:49:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
"En derin kuyular, en karanlık zamanlarda bile kalpteki ışığı arar."




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!