Karlı dağlar ardında, kalmış bir ses yankısı,
Sonsuzluk kervanında, nurdur onun takısı.
Hesabı mahşere mi, kaldı yiğit canının?
İzi asla silinmez, damardaki kanının.
Koltuk hırsı güdenler, bilmez dava tadını,
Pazarlık masasına, meze eder adını.
Biz biliriz o yolu, biz biliriz dindaşı,
Alperenler düşse de, dik durur hep o başı.
Siyaset çamurunda, kaybolanlar utansın,
Vefayı unutup da, yol alanlar utansın.
Şerefli bir ömrün o, sessiz mirasıyız biz,
Bu kutlu Ülkü’nün de, dinmeyen sesiyiz biz.
Gül bahçesi özlemi, sonsuzluk bestesidir,
Efendime komşuluk, onun gür nefesidir.
Rabbim rahmet eylesin, nur içinde yatasın,
Gönüllerde yaşayan, sönmez hakikatsin sen.
Özlendikçe sevilen, sevildikçe özlenen,
Yıllar geçse de yolu, yaşla gözlenen o er.
Mekanın cennet olsun, huzur bulsun o ruhun,
Emanetin bizdedir, sönmeyecek hiç ruhun.
Hesabını sormaya, yetmedi mi nefesler?
Yıllar geçip gitse de, dinmedi acı sesler.
Katilleri meçhulde, saklayanlar utansın,
İsmiyle yükselip de, saklananlar utansın.
"Muhsin Abim" diyerek, yandıkça yandı canlar,
Seni ancak davası, iman olanlar anlar.
Umurumuzda değil, dünya malı rütbesi,
Yeter ki kesilmesin, hakikatin nefesi.
Divaneler kapılmış, koltukların peşine,
Haram katıp dururlar, helal olan işine.
Bizim yolumuz belli, yönümüz hep o nura,
Sırtımızı dönmeyiz, bu şerefli huzura.
Merhametiyle sarsın, Mevla her bir yanını,
Cennet bağı süslesin, mübarek her anını.
Komşu ol Efendime, şefaatine er sen,
Zaten bizden biriydin, o kutlu yüze gelsen.
Garip Murat der ki bak; dert bitmez içimizde,
Bir koca çınar koptu, büyük güç gövdemizde.
Hasretle yanan kalpler, sönmeyecek hiçbir an,
Şerefli bir davanın, eriydin sen her zaman.
Kayıt Tarihi : 10.04.2026 18:13:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!